"İçeriye girdiğinde otağda babasının bulunmadığını hayretle görmüş ve birden bire dört yahut yedi dilsizin saldırısına uğrayıvermiştir. Bu dilsizlerin daha önce Topkapı Sarayı'nda Maktûl İbrahim Paşa'yı boğan cellatlar olduğu rivayet edilir. Güçlü kuvvetli bir yapıya sahip olan şehzade bir yandan dilsizlerle boğuşurken diğer yandan da muhtemelen babasından yardım talep ediyordu. Mücadele sonunda saray hademelerinden Mahmud Ağa şehzadeyi devirerek boynuna ilmiği geçirdi ve emir yerine getirildi. Daha sonra bu başarısından dolayı Mahmud Ağa'ya "Zal" lakabının bizzat padişah tarafından verildiği söylenir."
"Ey şeh-i kân-ı kerem sende ‘adâlet bu mıdur
Şâh-ı ‘âlem olasın sende ‘inâyet bu mıdur
...
Bir Urus câdûsınuñ sözin kulaġuña koyup
Mekr ü âle aldanuban ol ‘acûzeye uyup
Bâğ-ı ‘ömrüñ hâsılı ol serv-âzâdeye kıyup
Bî-terahhum şâh-ı ‘âlem n’itdi Sultân Mustafâ
Şâh-ı ‘âlemsin veli halk tutdı senden nefreti
Kimsenüñ kalmadı hergiz saña meyl-i şefkati
Bâ‘is olan müftîye de irmesün Hak rahmeti
Merhametsüz şâh-ı ‘âlem n’itdi Sultân Mustafâ
…
Sen Muhibbî olasın sende mahabbet bu mıdur
Mustafâ gibi ciger-kûşeñe şefkat bu mıdur
Âl ile kıyduñ aña kanı hakîkat bu mıdur
Kavl-i düşmân saña kâr itdi meveddet bu mıdur
Yok yire kan idesin ya‘nî hilâfet bu mıdur
...
Meded meded bu cihânuñ yıkıldı bir yanı
Ecel Celâlîleri aldı Mustafâ Hanı
Vebâle koydılar âl ile ‘Âl-i ‘Osmân’ı
Geçerler idi geçende o merd-i meydânı
Felek o cânibe döndürdi şâh-ı devrânı
...
Yalancınuñ kurı bühtânı buġz-ı pinhânı
Akıtdı yaşumuzı yakdı nâr-ı hicrânı
O mâhı ince hayâl ile itdiler ma‘dûm
Bir iki fesâd ehli nitekim şemşîr
Bir iki nâme-i tezvîri kıldı katline tîr
...
"Siyonizm, herkesin bildiği gibi Yahudi Krallığını ve Kudüs'ün duvarlarını yeniden kurma rüyasıdır. Pratik bakımdan bunun önünde çeşitli engeller vardır. Türkler hiç şüphesiz Filistin'i ciddi olarak hiçbir zaman Yahudilere vermek niyetinde değildirler. Bu engeli şu veya bu şekilde aşsalar bile, Hıristiyanlar Mesihlerini haça geren kimselere o mukaddes yerleri vermemek hususunda direneceklerdir."