"Neriman düşündü ve bir anda şarklıların kedileri ve garplıların köpekleri niçin bu kadar sevdiğini anladı. Hristiyan evlerinde köpek ve Müslüman evlerinde kedi bolluğu şundandı: Şarklılar kediye garplılar köpeğe benziyorlar! Kedi yer, içer, yatar, uyur, doğurur; hayatı hep minder üstünde ve rüya içinde geçer; gözleri bazı uyanıkken bile rüya görüyormuş gibidir; lâpacı, tembel ve hayalperest mahlûk çalışmayı hiç sevmez. Köpek diri, çevik, atılgandır. İşe yarar; birçok işlere yarar. Uyurken bile uyanıktır. En küçük sesleri bile duyar, sıçrar, bağırır."
Bu kitap Milli Mücadele'de ve sonraki yıllarda alevlenen batılılışma hareketlerinin Türk tipindeki ve cemiyetindeki etkilerini incelemektedir. Kitabımızın baş karakteri Neriman'dır. Neriman, şarktan kopmamış, kopamamış bir babaya sahiptir. Fakat o zamanlarda alevlenen batılılışma hareketleri, bir genç olarak Neriman'ın ilgisini çekmiştir. Çünkü Neriman'ın gözünde şark tembel, garp çalışkandır. Garp hareketlidir, sürekli iş halinde gözükür. Itriyatta üstündür, en güzel kokular onlara aittir. Genç kızları baştan çıkarmış ve çıkaracaktır. Kitabımızda şarkı temsil eden Neriman'ın babası Faiz bey ise, kızının bu düşüncelerine şu sual ile cevap verir:
- Acaba her oturan adam tembel, her koşan adam çalışkan mıdır?
Düşünmek yapılan en zor iştir. Aslında zor olan düşünerek doğruyu bulabilmektir. Düşünmek maneviyat ve zihin gayretiyle yapılır ve terbiyesi en zor olan şey zihindir. Maneviyat daima âlidir. Şark iş yapar, zihinle yapar. Fakat şarkın yaptığı işi fark edemeyen de sonunda şarklıdır. Çünkü garp merakı, göze bir perde çeker.
Kitabımızda darülelhan önemli mekanlardan biridir. Neriman uzun yıllar tanıdığı Şinasi ile buraya eğitim görmeye gitmektedir. Şinasi kemençe çalar. Şarktır Şinasi, şarktan bir parçadır. Fakat