Sığ sözlere öyle alışılmış ki, zihinleri azıcık harekete geçiren bir düşünce kabalık gibi görünüyor. Konuşurken yeni fikirler üreten birinin vay haline!
"Yalnız budala biri başkalarına kızar," dedi içinden; "Taş ağır olduğu için düşer. Hep böyle çocuk mu kalacağım? Bu insanlara ruhumdan ancak paraları kadar pay verme alışkanlığını ne zaman kazanacağım? Hem onlar tarafından sayılmak, hem kendime saygı göstermek istiyorsam, onlara zenginlikleriyle yalnızca yoksulluğumun pazarlığa girdiğini, yüreğiminse saygısızlıklarından fersah fersah uzakta, o küçücük aşağılama ya da kayırma gösterileriyle erişemeyecekleri yüksek bir yerde durduğunu göstermeliyim."