"Ne kadar kaçmak ve uzaklaşmak arzusu ile dolu isem, o kadar da bağlanmak, kalmak, bağdaş kurup oturmak istiyorum.." • sait faik abasıyanık
Düşünce
Her nesne o afetten bir cilve hatırlatır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kalbime gömerim o zaman
Müzik
İnsan, çoğu zaman içinde bir yerlerin eksik olduğu hissiyle uyanır. Bu, fiziksel bir boşluktan ziyade, ruhun kendine ait bir parçayı başka bir yerde, başka bir zamanda veya başka bir kalpte unutmuş olması gibidir. Bizler, o parçayı ararken aslında kendi iç dünyamızın mimarlarıyız. Ancak bu arayış, çoğu insanın sandığı gibi huzurlu bir yolculuk değil; daha ziyade sessiz bir esarettir. "Her eksik duygu, bir diğerine tutsaktır; onu tamamlayana kadar!" Bu cümle, ruhumuzun neden sürekli bir yerlere yetişmeye çalıştığını, neden bazen huzursuz olduğunu en yalın haliyle açıklıyor. Duygularımız serbest değildir. Bir duygu doğduğunda, kendine ait tamamlayıcı parçayı bulana kadar o eksikliğin ağırlığı altında kıvranır. Tıpkı bir kilit ve anahtar gibi; biri diğeri olmadan, kendi potansiyeline kavuşamaz, sadece tutsak kaldığı o eksiklik hissini besler. Tamamlanmak, aslında bir sona varmak değil, bir hapishanenin kapısını içeriden açmaktır. O parça yerine oturduğunda, artık tutsaklık biter ve insan kendi bütünlüğüne kavuşur. Ancak unutmamak gerekir ki; bu tamamlanma süreci, hayatın bize sunduğu en büyük imtihanlardan biridir. Çünkü bazen eksik olanı ararken, aslında kendimizi tamamlamamız gerektiğini unuturuz. Hayatın her anı, bizi bu eksik parçalara götüren bir köprü gibidir. Önemli olan, o parçayı bulduğumuzda onu tanıyıp tanımayacağımızdır. Çünkü her eksik duygu, sadece kendi dengesini bulduğunda özgürdür.
Kısa bir şiir: "Seni Seviyorum"
"Kelimelerin yetersiz kaldığı saatlerdeyim Bir şiirlik sev beni Çok değil 'Seni seviyorum' de O bana yeter"
Şiir
Biri chatgpt'ye istediğim yanıtların o olmadığını söyleyebilir mi yoksa ben telefonu fırlatıcam da