Bütün bu elle tutulur niteliklerine rağmen,acının aklım ve ruhum ile ilgili bir şey olduğunu da bilirdim,ama ondan kurtulmak için kafamda yapmam gereken temizliği yapmaya da girişemezdim.
Elimi duvara vurmak,jimnastik hareketleri yapmak,gövdemi bir sporcu gibi zorlamak,bir an için tam kapanamayan bir musluktan damlayan damlalar gibi,acının kanıma karıştığını hep hissederdim.Acı bazen boğazıma kadar çıkar,yutkunmamı zorlaştırır,bazen sırtıma,omuzlarıma,kollarıma yayılırdı.Ama her zaman asıl midemdeydi,merkezi orasıydı.