suç ve ceza öyle “bir adam cinayet işliyor sonra pişman oluyor” diye özetlenecek bir kitap değil. dostoyevski burada cinayeti yazmıyor, düpedüz insanın kendi zihninde nasıl kudurabildiğini yazıyor. raskolnikov birini baltayla öldürüyor evet ama daha korkuncu şu: adam kendini çoktan içeriden çürütmüş oluyor. cinayet sadece sonucu. asıl iğrenç olan, kendini diğer insanlardan üstün görüp bunu fikir diye yutturmaya çalıştığı o hastalıklı kibir.
raskolnikov’u okurken sinir olmamak mümkün değil çünkü adam zeki falan değil, sadece kendi sefaletini teoriye çevirecek kadar kibirli. sürekli kendini kandırıyor, sürekli kendine bir çıkış yolu uyduruyor ama ne kadar kaçarsa kaçsın kendi vicdanının içinde çürüyor. kitabın en iyi tarafı da bu zaten; dostoyevski bize bir katili sevdirmeye çalışmıyor, sadece insanın ne kadar kolay çamura dönüşebildiğini tokat gibi gösteriyor.
ve en iyi yaptığı şey şu: bizi rahatsız ediyor. bunaltıyor, sinirlendiriyor, hatta bazen raskolnikov’un ağzının ortasına bir tane çakasın geliyor. ama kitap tam da bu yüzden bu kadar iyi. çünkü seni rahat bırakmıyor. insan zihninin ne kadar pis, ne kadar kibirli ve ne kadar çürümeye müsait olduğunu yüzüne vurup geçiyor.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2025194,4bin okunma
"ve şimdi biliyorum sonya, akılla ve ruhla güçlü ve sağlam olan kişi onlara hükmeder! her şeye cesaret eden kişi haklıdır onlara göre. kim daha çok şeye tükürebilirse, o onların kanun yapıcısı olur, kim herkesten daha çok şeye cüret ederse, o hepsinden daha haklı olur! hep böyle oldu ve hep böyle olacak! sadece körler görmez bunu!"