irem

irem
bugün herkes noksan
ingilizce öğretmeni
batman
12 Eylül 2001
93 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
acı ve ağrı, büyük bilinç ve derin kalp sahibi olanlar için zorunludur hep. gerçekten yüce olan insanlar bence, yeryüzünde büyük bir keder hissediyor olmalı.
Sayfa 329·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"her şeye rağmen biteceğim; çünkü bunu istiyorum..."
Sayfa 215·Kitabı okudu
10/10
·1025 syf.··
2025 37. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 21:33
karamazov kardeşler hakkında net bir şey söyleyebileceğimi düşünmüyorum. hatta daha açık söyleyeyim: bu kitabı “anladım” diyen insanlara biraz şüpheyle bakıyorum. çünkü bu kitap anlaşılacak gibi değil, daha çok insanı kendi içinde dağıtan bir şey. en çok ivan’da takıldım. çünkü onun derdi diğerlerinden daha “temiz” gibi başlıyor: anlamak istiyor. ama sonra o kadar ileri gidiyor ki, elinde hiçbir şey kalmıyor. inançsızlık değil bu sadece; sanki her ihtimali tek tek çürütüp kendini boşluğa bırakmak gibi. ve bunu izlemek bir noktadan sonra sinir bozucu. çünkü çıkış aramıyor bile. dmitri’ye karşı sabrım neredeyse hiç yoktu. duygularının arkasına saklanıp her şeyi meşrulaştıran biri gibi geldi bana. sürekli taşkın, sürekli uçlarda ama bu bir derinlik değil. daha çok kontrolsüzlük. ve bu kontrolsüzlüğü “yoğunluk” gibi sunması… açıkçası yorucu. alyoşa ise fazla “temiz”. bu da onu biraz gerçek dışı yapıyor. iyi olmak tamam ama bu kadar kusursuz kalabilmek bana çok inandırıcı gelmedi. sanki diğerlerinin kaosunun içinde bir denge unsuru olsun diye var, ama o denge ne kadar gerçek, emin değilim. smerdyakov en rahatsız edici olanıydı. çünkü diğerlerinin içinde olan ama bastırdığı şeyleri o daha çıplak taşıyor gibi. bu yüzden onu sadece “kötü” diye kenara koymak kolay ama eksik olur. daha çok, diğerlerinin görmek istemediği taraf. kitap boyunca en çok zorlayan şey şu oldu: kimseyi savunamıyorsun ama kimseyi tamamen suçlayamıyorsun da. bu da insanı sürekli bir arada bırakıyor. net bir yere varamamak, bir süre sonra düşünmekten çok yormaya başlıyor. sonuç olarak bu kitap bana bir şey öğretmekten çok, elimde olanları da sorgulattı. ama bunu yaparken de hiç yardımcı olmadı. sanki soruları önüme atıp geri çekildi. cevaplarla baş başa kalmadım; daha çok cevapsızlıkla kaldım.
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,3bin okunma
10/10
·303 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 01:10
“sarıyüz” öyle herkesin altını çizerek, “ne güzel yazmış” diye okuduğu bir roman değil. daha çok, okurken sinirinin bozulduğu ama elinden de bırakamadığın türden. sarıyüz sana edebiyat dünyasını anlatmıyor bu arada, onu direkt yüzüne çarpıyor. ana karakter… nasıl desem… savunulacak hiçbir tarafı yok ama yine de bir noktada “ya tamam ama biraz da sistem böyle” diye kendini onun avukatı gibi hissediyorsun. ve işin en rahatsız edici kısmı bu. çünkü r. f. kuang sana “bak ne kötü insan” demek yerine, “bak, sen de çok farklı değilsin” demeye getiriyor. ince değil, bayağı sokuyor yani. kitap boyunca herkes bir şekilde haklı gibi davranıyor ama aslında kimse masum değil. edebiyat dünyasının o entelektüel pozları, duyarlılık kasmaları falan… hepsi pamuk ipliğine bağlı. bir tweet, bir kriz, bir yanlış cümle ve hoop—kahraman da oluyorsun, linç de yiyorsun. o yüzden kitap bazen kurgu gibi değil de timeline kaydırıyormuşsun gibi hissettiriyor. ama şunu net söyleyeyim: bu kitap seni iyi hissettirmek gibi bir derdi asla taşımıyor. karakterle empati kurayım, onunla büyüyeyim falan bekliyorsan yanlış yerdesin. burada daha çok karaktere sinir olup yine de onu izlemeye devam ediyorsun… hani toxic birini stalklamak gibi. bırakamıyorsun ama sevdiğinden değil. sonuç olarak “sarıyüz”, edebiyat dünyasına yazılmış kibar bir eleştiri değil; bayağı laf sokan, yer yer de rezil eden bir metin. okuyup kapattığında “çok iyi kitaptı” demekten ziyade “bu kadar da açık açık yazılır mıydı ya” diyorsun. ama işte… diyorsun. ve o düşünce bir süre kafanı rahat bırakmıyor.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
soru şuydu: hastalık mı suçu doğuruyor yoksa suçun kendisi mi, bir şekilde, kendine has doğası nedeniyle hastalığa hep eşlik ediyordu?
Sayfa 95·Kitabı okudu