“Çünkü gerçek kolay ve yalındır. Bu yalınlığın içinde de vahşi bir güç yatar. Yaşamın vahşi, ilkel gerçeklerine ancak yıllar süren bir savaşımın sonunda varabildim. Çünkü insanlar yaşamın yalın ama çirkin ve güçlü olan gerçeklerine birkaç yıl içinde varamazlar pek. Gerçeğe ulaşmak, artık ölümden korkmamak demektir. Her ikisiyle de yüz yüze gelmek büyük bir cesaret gerektirdiğinden, ölümle gerçek birbirlerine benzer. Gerçekler de insanı öldürdüğü için, ölüm gibidir. Ben bir insanı öldürdüğüm zaman, onu bıçakla değil gerçekle öldürdüm… Bıçaktan korkmazlar. Onları korkutan gerçeğimdir.”
“Sen suçlusun. Asılmayı hak ediyorsun.”
“Herkes bir gün ölecek. Senin işlediğin suçlardan biri için asılmaktansa, kendi işlediğim suç uğruna ölmeyi tercih ederim.”
“Ancak para kokusu almada erkek burnunun üstüne yoktur. Bir gün bir adam çıkageldi kendisi ile evlenmemi istedi. Reddettim. Hocamın tekmesinin izleri hala tazeydi. Ardından aşk arayan biri geldi, ama onu da reddettim. Eski aşk acısının izleri hala içimde yaşıyordu.”