Bizim dinimiz bütün hayırları ihtiva etmektedir ve bizlerin hayatla ilgili bütün alanlarda ne demokrasiden ne de diğer şirk ve küfür mezheplerinden alacağımız hiçbir hayır yoktur.
Allahu Tealâ şöyle buyurmaktadır:
“Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten nehyeder, Allah‟a iman edersiniz.”(3,Ali İmran/110)
İslam ümmeti insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmettir. Akidesiyle, düşünce yapısıyla, egemenlik anlayışıyla,temel hak ve özgürlüklere getirmiş olduğu sınırlamalarla, ahlaki, iktisadi ve siyasi boyutuyla her türlü hayrı, iyiliği ihtiva eden, bütün kötülüklerden sakındıran hayat metodu, bu ümmetin dininde bizzat mevcuttur.
Demokrasilerde ülke idaresine talip olan bir başbakan ile hiçbir şeyden haberi olmayan cahil bir kimsenin oyları eşit ağırlıktadır. Bu saçma sapan durum bile sana demokrasinin nasıl bir sistem olduğunu,böyle bir uygulamanın ne şekilde büyük bir yönetim bozukluğuna yol açacağını göstermektedir.
Demokrasilerde idarecinin parlamento
önünde sorumlu olduğu iddiası da tamamen içi boş bir yalandır.Çünkü demokratik ülkelerde parlamenterlerin çok üst düzey bir dokunulmazlıkları vardır.Bu dokunulmazlık zırhı içinde idareciler her türlü suçu göz göre göre işlerler.Halkın malını ve mülkünü sorgusuz sualsiz harcarlar.Ya da kendilerine destek veren sermaye sahiplerine ve medya patronlarına peşkeş çekerler.Birçok suç dosyaları olmasına karşılık hiçbir kurul onlara hesap soramaz.Tabi ki bu suç dosyaları içinde demokrasiye ihanet yok ise…