"Kimse artık dinlemiyor. Duvarlarla konuşamıyorum, çünkü bana bağırıyorlar. Karımla konuşamıyorum ; çünkü o duvarları dinliyor. Sadece söylemek olduğum şeyleri dinleyecek birini istiyorum."
Genç bir adamın hayatına girip, geri kalan ömrünü onunla gecirebilmek için, herşeyini bir kenara bırakıp, büyük bir cesaretle tutkunun, arzunun peşinden gidebilmek.
Zweig yine yapmış yapacağını her cümlesiyle harika bir anlatım olmuş. Hiç sıkılmadan meraklanarak okudum, bir kadının hayatının 24 saatte nasıl değişebileceğini.
"Ve kitapları düşündüm. İlk kez anladım ki bütün kitapların arkasında bir insan vardı. Her birini bir insan düşünüp yaratmıştı. Bir insan onları kağıda dökmek için günlerini veriyordu."
"Kitaplarda bir şeyler olmalıydı, hayal edemeyeceğimiz şeyler, kadının yanan bir evde kalmasını sağlayacak bir şeyler; orada bir şeyler olmalı. Bir hiç için kalmazsın."