Obeerooooon :)
<Vay canına, bu adam çok yetenekli Atticus. Sence ceplerinde başka ne vardır? Benim için kalın bir sosis de olabilir mi?> Az kalsın kadehleri düşürüyordum. Tanrılar adına Oberon, kimsenin seni duymaması çok iyi bir şey. Bir erkeğe cebinde kalın bir sosis olup olmadığını sormak hiç kibarca olmaz. Özellikle de bu adama. <Neden? Sosise karşı bir düşmanlığı mı var?> Tekilaları koyan İsa yüksek sesli bir kahkaha attı. “Köpeğini sevdim Siodhachan,” dedi. Başını çevirip Oberon’a baktı. “Merhaba Oberon. Ben de dediklerini duyabiliyorum ve şunu itiraf etmeliyim ki sosislere karşı bir düşmanlığım yok. Ama bence sosisleri pantolonun içinde tutmak ve ne zaman dışarı çıkartacağını bilmek, en önemli şey. Benim rahiplerim bile bu konuda sorunlar yaşıyor. Neyse ki mevcut durumda, yapılacak en doğru şeyin ne olduğu gayet açık.” Kadehleri çıkarttığı cebinden uzun bir soppressata çıkarttı. “Bence bu açlığını giderir. Siodhachan, bana bir iyilik yapıp yiyebilmesi için üzerindeki kâğıdı çıkartır mısın?” <Ah, et suyundan göller adına! Teşekkürler İsa! Atticus, neden bizi daha önce tanıştırmadın?> İsa bir kahkaha daha attı. “Bir şey değil Oberon. Bu soruna ben cevap vereyim. Nadiren ziyarete gelirim. Arkadaşın bu yüzden bugüne kadar seni benimle tanıştıramadı.”
Sayfa 274·Kitabı okudu
Alıntı