"Özgürlük" diye kendi kendimize tekrarlıyor ama yine de tam kavrayamıyorduk. Bu sözcüğü, onu hayal ettiğimiz yıllar içinde o kadar çok söylemiştik ki anlamını yitirmişti. Gerçekliği bilincimize işlemiyordu; özgürlüğün elimizde olduğunu bir türlü kavrayamıyorduk.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünyada iki insan ırkı olduğu sonucuna varabiliriz. Sadece iki: Düzgün insanların oluşturduğu "ırk" ve ahlaksızların "ırk"ı. İkisi de her yerdeydi, toplumdaki tüm gruplara sızmış haldelerdi. Hiçbir grup tamamen düzgün ya da tamamen ahlaksız insanlardan oluşmuyordu.
Kampta insanın içsel gücünü tamir etmeye yönelik çabaların ilk olarak ona bir gelecek hedefi işaret etmesi gerekir. Nietzsche'nin sözleriyle: "Yaşamak için bir nedeni olan insan her türlü nasıl'a katlanabilir."
İnsanın zihinsel durumu ile bağışıklığı arasında ne kadar sıkı bir bağ olduğunu bilenler, ani umut ve cesaret kaybının ölümcül bir etkisi olabileceğini kavrayabilirler.