Ne kadar süre ağlamak fayda sağlar? Bunu kimse bilmiyor. Ama herkes ağlamaya artık ihtiyaç duymadığımız bir anın geldiğini biliyor: Merhum içimizdedir, bizi şekillendirmiştir, derimizde ve hikayemizdedir. Onu kimse bizden alamaz. Sonsuza dek bizimledir. Yaşamamızı engellemez. Var olmamıza yardımcı olur, hayatımız ne asılı kalmıştır ne kesintiye uğramıştır, yola kaldığı yerden devam eder. Yası sonlandırmak budur. 
İnsanın bakış açısından ölümün olası bir anlamı, hayatın değerini hissedilir kılmak olabilir. İnsanlara sadece sınırlı sayıda edinilebilen şeyler değerli görünür — altın, mesela. Hayatın sınırlılığı, saatleri, günleri ve yılları altına çevirir. Çakıl taşları gibi sonsuz sayıda olsalardı, hayat tümüyle değersiz olurdu. Böyle bakınca zamanın kısıtlılığı bir noksan değil, bu çerçeve içinde bereketi tecrübe edebilmek için hayatın bir koşuludur. Ancak biçimi olan, yani sınırlı olan bir şeyin içini doldurabilirsiniz. Bu, hayatın biçimi için de geçerlidir. Ebediyen kalmadığı için, o kadar güzeldir. 
Evrimin bakış açısından, hayatın anlamı, ölümdür. Novalis “Yaşam, ölümün başlangıcıdır. Ölüm uğruna yaşanır,” diye yazmıştı. Bireysel hayatın sonu, toplam hayatın yenilenmesinin teminatıdır. Yaşlı hayatların çekilip gitmesi, gençleşmeyi garanti eder.