Evrimin bakış açısından, hayatın anlamı, ölümdür. Novalis “Yaşam, ölümün başlangıcıdır. Ölüm uğruna yaşanır,” diye yazmıştı. Bireysel hayatın sonu, toplam hayatın yenilenmesinin teminatıdır. Yaşlı hayatların çekilip gitmesi, gençleşmeyi garanti eder. 
“Beni unutmayın!”
Ölmekte olanların kalbinde genellikle bu dileğin yatıyor olmasının sebepleri olmalı. Ölümden öteye haklarında her konuşma, onların yaşayanlarda yeniden can bulmasını sağlar. Onları her hatırlayış, tekrar yaşayanlar arasında eğleşmelerini sağlayacak bir enerjiyi aktifleştirir. Onlarla her düşünce alış verişi, farklı kutuplardaki boyutlar arasına köprü kuran bir elektriksel itkidir. 
Bütün mezarlarda ortak olan üzerine düşünüyorum: Ölen, aslında burada değil. Bunun bir nedeni, onun hiçbir şeyinin ölmemiş olması olabilir. Bütün doğada bir oluş ve yokoluş devri daimini görüyoruz; demek, doğanın bir parçası olan insanda durum farklı olamaz. Bunun karşısında, ölüm nedir ki aslında?