Derya AKBAYRAK

Derya AKBAYRAK
@ocean61
Profesyonel Turist Rehberi
Süleyman DEMİREL Üniversitesi
Trabzon
TRABZON
63 okur puanı
Şubat 2016 tarihinde katıldı
Bizden habersiz bir sürü iyilik olurken bizden habersiz olan kötülüklere saplanıp yaşıyorduk belki de hayatımızı. Odaklandığımız her şeyi düşündükçe çoğaltıyor, dünyamız yapıyorduk.
Reklam
hayatta umursayacak hiçbir şeyi olmayanlar değil miydi hep kıyafet peşinde koşanlar! Çabasızlıktı bu saçma kıyafet takıntısı. Ve çabasız bir hayatın sıkıntısını hiçbir şey geciremezdi..
Öyle bir şey vardı ki Ülkü’de, onun bedeninden kendininkine akan bir müzik gibiydi. Ne kadar kendini onun etkisinden kurtarmak istese de zihninin içinde akmaya devam eden, dinledikçe dinlemek istediği, her şeyden farklı, eşsiz bir müzik gibiydi...
bu ironide değil miydi? Karanlık da gerekliydi, ışık gibi. Çünkü karanlıktan gelmişti insan, beden karanlık bir suyun içinde hücre hücre dokunmuştu ve doğum, ışığa kavuşup duyu organlarımızın dünyaya açılması ile başlasa da, ana rahminden çıkınca bitmiyordu asla, anbean devam ediyor, ölene dek sürüyordu, insan her an ya doğmaya ya da ölmeye devam ediyordu. Her deneyimle birlikte yeni bir hal alıyordu... ta ki varlığı hayata hizmette bir yol olana kadar. Yaralandığında, yolundan saptığında, öz merkezinden uzaklaştığında karanlık gerekliydi insana, yüzleşmek, iyileşmek, öz yoluna dönmek, kendi merkezinde durmak için karardık insanlar giriveriyordu hayatımıza, bizi silkeliyor, anlamaya hazırsak neyin daha önemli olduğunu bize hatırlatıyor ve özümüzü korumak için mücadeleye sokuyorlardı bizi.
Kadınlar... gerçekten tuhaftı. Duygunun dört mevsimi, her birinin bedeninde her an gezinmekteydi, erkeklerse sadece ilkbaharı görmeye niyetliydi.
Reklam