“Hayatta yapacak hiçbir şeyim yok, dolayısıyla bu konuyu düşünüyorum. Evet, şimdi bile. Yaşadığım müddetçe de düşüneceğim. İnsan bu acıyı asla aşamıyor. Bir çocuğun ölümü, tek gerçek acı. Diğer her acı, bu yegane ıstırabı ancak andırabilir.”
“Artık benim için ne yakında ne uzakta hiç kimse yoktu. İnsan bu kadar çok sevmemeli, kimseyi bu kadar çok sevmemeli, kendi çocuğunu bile. Her sevgi, had safaya varmış bir bencilliktir.”
“Beni bu kadar irademe hakim kılan irademe lanetler okuyordum. Beni, başkalarının görmek istediği gibi görünmeye mahkum eden şeye kızıyordum. Kendim olmak istiyordum! Her şey ve herkes ve en çok da Balint beni yormuştu. Yola çıktık. O andan itibaren artık hayatım boyunca asla kendim olamayacağımdan adım gibi emindim. Ama zaten olanlar ve de olacaklar açısından bakıldığında bu artık anlamsız ve gereksizdi. Her şey için çok geç kalınmıştı.”