Nota kâğıdımız gibi düzenli, ölçülü, kurallı olan bu yaşam tarzından iğreniyorum. Her zaman, insanın sadece kendisine açıklama borçlu olduğu, kendi kendisine hesap verdiği o özgür, bağımsız sanatçı yaşamını arzuladım, istedim, o hayata imrendim. Burada neden kalayım ki?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ev kadınının titizliklerine, kim olursa olsun bir adamın kaprislerine katlanmak bana göre değil. Ben sanatçı olmayı ve dolayısıyla yüreğimin, kişiliğimin ve düşüncemin özgür kalmasını yeğlerim."
"Mercedes," diye tekrarladı Monte Cristo, "Mercedes! Tamam o zaman! Evet, haklısınız, bu ismi telaffuz etmek hâlâ hoşuma gidiyor ve işte uzun süredir ilk defa dudaklarımın arasından net bir şekilde çıkarak yankılanıyor. Ah! Mercedes, isminizi melankolik iç çekişlerle, kederli inlemelerle, umutsuz hırıltılarla telaffuz ettim, isminizi, soğuktan donarken, zindanımda samanın üzerine çömelirken, sıcaktan kavrulurken, hücremin döşemeleri üzerinde yuvarlanırken telaffuz ettim. Mercedes, intikamımı almam gerek çünkü on yıl boyunca acı çektim, on dört yıl boyunca ağladım, lanet okudum; şimdi size şunu söyleyeyim Mercedes, intikamımı almam gerek!"