Yalancı evlilik
10/10
·312 syf.··
2026 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 14:30
Alice Feeney ilk kez bir kitabını okudum hayran kaldım diğerlerinide kesinlikle okuyacağım ve bu kitabı kesinlikle tavsiye ederim. Sahte, yalanlar dolu, kime güveneceğinizi şaşıracağınız bir roman gerçekten şüpheli kim kim adam annesini öldürdü. Adam yoksa gerçekten yüz körümü yoksa oda yalanmı ama evlilik olsun normal hayat olsun yalanları hiç bir zaman saklayamazsınız gerçek bir şekilde dışarı çıkma huyları vardır en dipte olsalar bile. Hayran kaldığım ters köşe bir kitap daha kesinlikle okuyun deerimm.
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,4bin okunma
Şerife Bacı
10/10
·176 syf.··
2026 6. kitabı
İstiklal Yolunda Kahraman Bir Türk Kadını ​İstiklal Yolunda Kahraman Bir Türk Kadını Şerife Bacı adlı romanın Şerife Bacı'nın şahsında Türk kadınının kahramanlığını destansı bir anlatımla ebedileştirmesi Türk tarihi ve edebiyatı için önemli bir adım olmuştur. Bu bağlamda Şerife Bacı'nın destansı kahramanlığının anlatıldığı bu romanın, Türk milletinin her bir ferdi tarafından okunmasının gerekliliğini vurgulamak kaçınılmazdır. ​Murat BAŞESGİOĞLU ​"... O sırada oda kapısının önünde ayakta bekleyen Şerife atıldı: 'Ben gelirim Muhtar Emmi, ben gelirim. Hem bizim öküzlerin huyunu benden daha iyi bilen olmaz. Sürer götürürüm. Madem bize ihtiyaç var, madem asker cephede mermi bekler, madem vatan kurtulacak, elbet gelirim. Muhtar Emmi, madem yavrular vatansız kalmayacak, madem biz camimizden, namusumuzdan emin olacağız, elbet gelirim.'" ​İşte Türk kadınının fıtratını yansıtan cümleler böyle dökülmüştü Şerife'nin dudaklarından... ​Her alanda değer üreten Türk kadını savaşlarda da kahramanca mücadele etmiştir. Bu mücadele sürecinde bizzat savaşlara katılmanın yanında, cephe gerisinde hastanelerde hasta bakıcı ve hemşire olarak, fabrika ve atölyelerde mermi ve cephane üreterek, cephedeki askerlere mermi taşıyarak, askerlerin dikim ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılayarak önemli görevler ifa etmişlerdir. Türk kadınlarının düşmana karşı efsaneleştiği dönemlerden biri de Millî Mücadele dönemidir. ​İstiklal Yolunda Kahraman Türk Kadını Şerife Bacı da işte bu mücadelenin genç bir kadının ruhunda uyandırdığı destansı bir kahramanlığın sonraki kuşaklara miras kalan değerli hatırasının bir romanıdır.
Şehit Şerife BacıMuharrem Kaşıtoğlu · Pozitif Yayınları · 2023181 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·281 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 13:42
2026 Nisan'ında Ankara Kitap Fuarı'nda gayretle kitap seçerken -elimde liste oldukça kabarıktı- ilgili bir stant görevlisinin tavsiyesi üzerine tanıştım Gaston Leroux ve Sarı Odanın Esrarı ile. Gaston Leroux polisiye romanlarıyla tanınmış Fransız bir yazarmış. Sarı Odanın Esrarı ise kilitli oda veya imkansız suç gizemi olarak anılan türün ilk örneklerindenmiş. Esrarlı olayları çözme becerisiyle tanınan Joseph Rouletabille, aynı zamanda romanın anlatıcısı olan arkadaşı avukat Sainclair ile birlikte esrarengiz bir saldırıyı aydınlatmak üzere Glandier şatosuna geliyorlar. Şato ünlü biliminsanı Profesör Stangerson'a ait ve söz konusu saldırıya profesörün kızı Mathilde Stangerson hedef olmuş. Çok güzel bir polisiye kurgu okudum, pek alıntı yapmadım deşifre olmasın diye ama tavsiye ederim, son bölüme kadar sizi sürükleyecek. Keyifli okumalar...
Sarı Odanın EsrarıGaston Leroux · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,858 okunma
Puan vermedi·303 syf.··
2026 258. kitabı
Albert Camus, edebiyat tarihinin ve varoluşçu felsefenin en sarsıcı başyapıtlarından biri olan bu eserinde; insanlığın çaresizlik, ölüm ve anlamsızlık karşısındaki o muazzam direnişini epik bir dille ölümsüzleştiriyor. Roman, Cezayir’in Oran kentinde aniden ortaya çıkan ve tüm şehri dış dünyaya kapatan korkunç bir veba salgınını ve bu salgının ortasında kalan insanların psikolojik, ahlaki ve varoluşsal dönüşümlerini konu alıyor. Camus, o alametifarikası olan sade ama hipnotize edici üslubuyla, şehri pençesine alan vebayı sadece biyolojik bir hastalık olarak değil; insanlığın kaçamayacağı o kaçınılmaz "saçma"yı (*absürd*), kötülüğü ve her an kapımızı çalabilecek olan felaketleri simgeleyen devasa bir alegori olarak kurguluyor. Salgının ilk günlerindeki inkar ve bencillik, yerini yavaş yavaş toplumsal bir dayanışmaya bırakırken; Dr. Rieux, Tarrou, gazeteci Rambert ve oda kâtibi Grand gibi karakterler üzerinden yazar, kötülüğe karşı boyun eğmeyen insani erdemi masaya yatırıyor. Karakterler, dünyanın anlamsızlığına ve ölümün acımasizlığına rağmen, sırf "insan olmanın gereği" olarak görevlerini yapmaya ve vebaya karşı savaşmaya devam ediyorlar. Kitap, ikinci Dünya Savaşı’nın ve Nazi işgalinin yarattığı o boğucu karanlığın da edebi bir yansıması olarak kabul edilir. Camus, dinin salgını bir ceza olarak gören dogmatik bakış açısıyla, bilimin ve insan sevgisinin pratik ahlakını karşı karşıya getirerek okuru derin bir vicdani sorgulamaya iter. *Veba*; felaketler karşısında umutsuzluğa kapılmak yerine, yaşama anlam katmanın yegane yolunun direniş, dürüstlük ve dayanışma olduğunu haykıran; her çağda ve her kriz anında insanlığın yüzleşmek zorunda kaldığı o karanlığı ve aydınlığı fısıldayan evrensel ve zamansız bir başucu klasiğidir.
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 202024,6bin okunma
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
İyi akşamlar arkadaşlar sizlere okurken duygulandığım, iyiki okudum dediğim, o günleri yaşıyor gibi hissettiğim harika bir kitapla geldim. Kitap yazar @lordsinow kaleminden #atatürklozancumhuriyeti̇syan isimli kitabı. Daha önce yazarın #sonmektup isimli kitabını okudum oda harikaydı sanırım yazarın tüm kitaplarını okuyacağım. Çünkü #gazimustafakemalatatürk 'ü bu kadar güzel ve belgelere dayanarak yazılan kitapları okumak harikaydı. Yazar bizlere araştırma ve belgelere dayanan Osmanlı Devleti'nin yıkılışı sonrasında olan sancılı dönemi yaşananları öyle güzel aktarmış ki okurken duygulanmamak ve Atamıza Gazi ve şehitlerimize teşekkür etmeden duramadım. Kitapda 1923_1925 yıllarında masa başında yaşananlar, Lozan antlaşması ile ilgili neler yaşandığı, Atatürk'ün ülke için nasıl kararlı ve vakur durduğunu anlatılıyor. Bu harika kitabı mutlaka ama mutlaka herkes okumalı diyorum. Bana bu harika kitabı tavsiye eden kitapfisiltisi sevtap canıma çok ama çok teşekkür ederim. İnşallah bir çok güzel kitapları birlikte okuruz. @masakitapcom @lordsinow #terskargaylaokuyoruz #vuslatınkitapkurtları
AtatürkCon Sinov · Masa Kitap · 202586 okunma
7/10
·%83 (152/182 syf.)··
Beğendi
Dostoyevksi'nin 1846 yılında yayımlanan ve Rus edebiyat dünyasında kendini tanıttığı ilk romanı... Makar Devuskin devlet memurluğu yapan, kiralık bir odada yaşayan, yoksulluk çeken bir adamdır. Uzaktan akrabası olan Varvara Alekseyevna'yı belli etmemeye çalışsa da sevmektedir. Alekseyevna anne ve babasını erken yaşta kaybetmiştir, aile dostlarının yanında sığıntı şeklinde yaşayan, bir geliri olmayan, çoğu zaman hasta olan genç bir kadındır. Devuskin elinde, avucunda ne varsa Alekseyevna'yı mutluk etmek, rahat ettirmek için harcamakta, ona hediye almakta, tiyatroya götürmektedir. Kendisi yırtık çizme giymekte, ayrı bir oda olmayan merdiven altında bir yerde kirada kalmakta, buranın dahi kirasını ödeyememekte, kimi zaman aç yatmaktadır. Laf olmaması için Alekseyevna'yı görmeye dahi gitmemekte, mektuplarla haberleşmekte, fakat mutlu olması için elinden geleni yapmaktadır. 19. yüzyıl Rusya'sında yoksulluk içinde yaşayan, toplumda ezilen, aşağılanan bir memurun resmini çiziyor Dostoyevski.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201876,9bin okunma