Ali Suat Şen

Ali Suat Şen
@Suat1988
Emekli (Mak.Müh.)
Yüksek Lisans (Sosyoloji)
Ankara
İzmit
173 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM, İSTANBUL HATIRATININ TERCÜMESİ
İstanbul'a Seyahat ve Buradaki İlk İkametim... Hayatımın yeni bir dönemi, 1797 yılında gerçekleşen ilk işe alınmam ve devlet memuru olarak maaşımın işlemesi ile değil; bilakis, İstanbul'a tayinimle devlet hizmetinde gerçek bir iş ve yazın kırsal kesimlerde etrafı kolaçan ederek, kışın cemiyet çevrelerinde büyük kısmını boşa harcadığım son iki yıldaki vakte nazaran zamanımın araştırmalarda maksadına daha uygun kullanılması ile başladı. Esasen benim hoşuma gitmeyen bu durumu sonlandırmak için son derece sabırsız, dolaylı ve dolaysız elimde olan tüm imkânları sarf etmeyi denemeseydim, bu durum daha uzun sürecekti. İstanbul'a, oradan da özlemle arzuladığım gibi İran'a yollanmam, yalnız o günkü dış işleri bakanı Baron von Thugut'a bağlı idi. Thugut'un Şark Akademisi'nden eski arkadaşı olan Jenisch'in sözünün, ki her ikisi de ilk yatılı öğrenciler olarak vakfa kabul edilmişlerdi, bakan nezdinde bir ağırlığı yoktu. Bizzat kendisinin Thugut tarafından saray komiseri olarak Dalmaçya'ya gönderilmesi ile ve aslında çok iyi şekilde oyalanmıştı. Eğer bu iş yalnız Jenisch'e bağlı olmuş olsaydı, çoktan İran yolunda olurdum. Fakat bu sebeple o bakanla konuşmaktan çekiniyordu, ama en azından onun desteği olmadan pek kati bir şekilde kendisiyle görüşmeme müsaade edilmeyecek olan Baron von Thugut'un huzuruna kabul edilme ricamı olumsuz karşılamadı...
Sayfa 81 - Kronik Kitap, 1.Baskı, Eylül 2023·Kitabı okuyor

Ali Suat Şen

, şu anda okuyor
%31 (81/256 syf.)
J. Von Hammer
7.5/10 · 15 okunma
Üçüncü Bölüm, İstanbul'daki Sosyal Hayatı
Viyana'da Saray Kütüphanesi'nde çalıştım, o günden bugüne Berlin, Dresden, Paris, Bodleian, San Marco, Bologna Bourbonico ve Vatikan Müzelerinin kütüphanelerinde okudum ve özetler yaptım, fakat hiçbir yerde Abdulhamid Kütüphanesi'ndeki gibi hevesli ve mutlu çalışmamıştım. Öğlenleyin minarelerden ezan işitildiğinde, tüm okuyucu topluluğu, beni yerimden kaldırmadan ve rahatsız etmeden namazlarını kılmak için ayaklanırdı. Kütüphane salonu düzenli dört cihete göre inşa edilmemişti, bundan dolayı hiçbir duvar doğrudan güneye bakmadığından kıblenameye, namaz pusulasına göre eğik saflar halinde salonun ortasında saf tutarlar; Hafızu'l-Kutub, kütüphanenin idarecisi namaz kılanların imamı olarak öne geçer ve rahlemden seyrettiğim ve dinlediğim kılınan namaz sonrası herkes kendi yerini tekrar alırdı, ta ki bir sonraki ezana (ikindi) kadar. İkindi, öğlen ve akşam arasında okunur ve kütüphane bu zamanda kilitlenirdi. Elçilik sarayındaki öğlen yemeği saatini kaçırmamak için oradan ayrılmak zorundaydım. Salıları ve cumaları Rumî haftanın mutat bayram günleri de kütüphane kapalıydı...
Sayfa 71 - Kronik Kitap, 1.Baskı, Eylül 2023·Kitabı okuyor
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM, HAMMER'İN İSTANBUL GÜNLERİ
İki kere İstanbul'a gelip ikamet eden Hammer'in bu seyahatlerinde iki farklı resmi görevi olmuştu. İlk gelişinde yalnızca dil oğlanı iken ikinci ikametinde elçilik sekreteri idi. Bu farklı görevlerdeki mesaisi müellifin şahitliklerine yansımıştır. Dil oğlanı olarak nadiren diplomatik görev üstlendiğinden, ilk seyahatinde diplomatik iş ve çevre şahitlikleri daha az gerçekleşmiştir. Aşağıdaki bölümlerin tasnifinde müellifin diplomatik görevi esas alınmamıştır. Bunun sebebi ise, müellifin hatıratını neredeyse kırk yıl sonra kaleme almaya başlamasıdır. Bu bölümde Hammer'in elçilikteki resmi görevi ve diplomatik çevre ile olan münasebetleri konu edilecektir. Hammer, Şark Akademisi'den 1794 yılında mezun olur, fakat dil oğlanı olarak İstanbul'a gönderilmesi gerekirken, kadroda yer olmadığından gönderilememiştir. Bir süre akademide kalmaya devam eder. 5 Temmuz 1797'de Baron von Jenisch'in sekreteri olarak tayin edilir. Gönlünde İstanbul'a, oradan da İran'a gitmek yatmaktadır. Doğal yollardan bu arzusuna ulaşamayınca, İstanbul'a atanmak için devrin dış işleri bakanından ricacı olacaktır. Hatıratında eğer böyle yapmamış olsaydı atanmak için daha çok uzun süre bekleyeceğini ifade eder...
Sayfa 65 - Kronik Kitap, 1.Baskı, Eylül 2023·Kitabı okuyor
İKİNCİ BÖLÜM, HATIRATIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Hammer'in hatıratının el yazmaları toplam 246 deftere baliğdir. Her yılın ortalaması da 3 deftere tekabül eder, ancak iki İstanbul ikametinin toplamı 14 defter olması gerekirken 16 defter + 6 varak, yani 390 varaktır. Bu istatistikî bilgiye göre Hammer'in İstanbul yıllarının üzerinde diğer yıllara göre ortalamanın üzerinde durduğu söylenebilir. Hammer hatıratına doğu el yazma geleneğine uygun olarak Arap harfleri ile Besmele yazarak başlamış ve metni "elham-dülillah Temme Bi-inâyetillah" ile bitirmiştir. Bu rumuzları yalnızca hatıratının başında veya sonunda değil, farklı yerlerde de kullanmıştır. Buraya konu olan ilk İstanbul seyahatinin başında besmele yazmasa da sonunu "Temme-Elhamdülillahi Teala..." ile bitirmiştir. İkinci İstanbul ikâmeti hatıralarına ise Besmele ile başlayıp "Temme Elhamdüllahi Rabbi'l Alemin" ile bitirmiştir. İstanbul anılarında genellikle Hammer'in sosyal yaşantısı ve çevresinden bahsedilir. Siyasi meselelerden uzak durur...
Sayfa 39 - Kronik Kitap, 1.Baskı, Eylül 2023·Kitabı okuyor