Puan vermedi·32 syf.·
2026 92. kitabı
Bazen herkes endişelenir. Endişelerini biriyle paylaşmak, yazmak ya da güzel şeylere odaklanmak endişelerle başa çıkmayı kolaylaştırabilir. Küçük Bayan Günışığı'nın evine davetli olan Bay Dertli ve Küçük Bayan Utangaç, arkadaşları Bay Sakin'in de yardımıyla endişeleriyle baş etmeyi öğreniyor. Kısa ama güzel bir hikâye. Hem içerik hem anlatım açısından beğendim. Ara sıra sorularla okuru da konu hakkında düşünmeye ve belki düşüncelerini dile getirmeye teşvik etmesi güzel. Çocuk okuma grupları için faydalı olabilir. Ebeveyn-çocuk birlikte de okunabilir. Özellikle basit düzeyde endişeleri olan çocukların bunun normal ve aşılabilir olduğunu fark etmelerini sağlayabilir. Küçük Bayan Günışığının endişeleriyle başa çıkmak için hazırladığı günışığı kutusu da hoş bir fikir. Kitabı okuduktan sonra etkinlik olarak yapılabilir, çocukların ebeveyni olmadan da endişelerinden uzaklaşmasına yardımcı olacak bir şeye sahip olmaları biraz daha rahatlamalarını sağlayabilir.
Bazen EndişeleniyorumRoger Hargreaves · Doğan Çocuk Yayınları · 20255 okunma
10/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 13:54
Kusurdaki Bilgelik kitabı, Japonların wabi-sabi yaşam anlayışını günlük hayata uyarlamayı anlatır. Temel mesajı, kusursuzluğu kovalamak yerine hayatın eksik, geçici ve kusurlu yönlerini kabul ederek daha huzurlu ve anlamlı bir yaşam sürmenin mümkün olduğudur. * Hiçbir şey mükemmel değildir; kusurlar insanı ve hayatı değerli kılar. * Her şey değişir ve geçicidir. Bu gerçeği kabullenmek, kaygıyı azaltabilir. * Azla yetinmek, sade yaşamak ve gereksiz tüketimden uzak durmak iç huzuru destekler. * Kendini başkalarıyla kıyaslamak yerine kendi yoluna odaklanmak önemlidir. * Doğayla bağ kurmak, anda kalmak ve küçük güzellikleri fark etmek yaşam kalitesini artırır. * Hataları başarısızlık değil, öğrenme ve gelişme fırsatı olarak görmek gerekir. Kitap, felsefi anlatımın yanı sıra günlük hayatta uygulanabilecek küçük öneriler ve düşünme egzersizleri de sunar. Ana fikri, “kusursuz bir hayat yerine, kusurlarıyla güzel ve anlamlı bir hayat yaşamaktır.”
Kusurdaki Bilgelik Wabi - SabiNobuo Suzuki · Nepal Kitap · 202487 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·412 syf.··
Beğendi
·
2026 101. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:04
Yasemin Kokusu, Ateşten Düğüm serisinin ikinci kitabı olarak ilk kitaptan kalan düğümleri çözmek yerine onları daha da karmaşık hâle getiriyor. Ancak bunu yaparken okuyucuyu yormuyor; aksine her bölümde merakı biraz daha artırarak hikâyenin içine çekmeyi başarıyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan en güçlü his, Elif ve Baran'ın hikâyesinin aslında yeni yeni başladığı oldu. İlk kitapta yaşananların ardından Elif için hayat hiç kolaylaşmıyor. Aksine, kaybettiklerinin ağırlığı omuzlarında daha da hissedilir hâle geliyor. Babasını, abisini ve hayallerini kaybetmiş bir genç kadının yeniden ayağa kalkma çabasını okumak oldukça etkileyiciydi. Elif'in en değerli emaneti olan bilekliğin peşinden giderken karşılaştığı yalanlar ve hayal kırıklıkları, onun ne kadar yalnız bırakıldığını bir kez daha gösteriyor. Buna rağmen pes etmemesi, eğitim hayaline tutunmaya devam etmesi ve yaşadığı haksızlıklara karşı ses çıkarmaya başlaması karakter gelişimi açısından oldukça başarılıydı. Bu kitapta ilk kitaptaki kırılgan Elif'in yerini daha güçlü, daha inatçı ve gerektiğinde karşısındakilere haddini bildiren bir Elif alıyor. Baran ise bu kitapta beni en çok şaşırtan karakterlerden biri oldu. İlk kitaptaki sert, mesafeli ve duvarlarını kimseye açmayan adamın altında aslında ne kadar karmaşık duygular taşıdığını daha net görüyoruz. O fırtınalı gecede karşılaştığı ve hafızasında sadece sesiyle yasemin kokusunu taşıdığı "peri kızı"nı arayışı oldukça romantik ve etkileyiciydi. Üstelik aradığı kişinin sürekli yanında olması ama bunu fark edememesi hikâyeye ayrı bir heyecan katıyor. Elif'e karşı hislerinin değişmeye başlaması, onu korumaya çalışması ve eğitimine destek olması da Baran'ın karakter gelişimini güçlendiren detaylardı. Kitapta en sevdiğim noktalardan biri Elif ve Baran arasındaki
Ateşten Düğüm 2Ayşen B. · Ulysses Yayınları · 202610 okunma
Aç Kaldık.
4/10
·240 syf.··
2026 9. kitabı
·
83 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 19:18
Genel hatlarıyla Adler, Aşağılık ve Üstünlük komplekslerini merkeze yerleştirerek çeşitli davranışları örnek vakalar üzerinden açıklamış. Bu da bu davranışların arkasında daha derinlerde cok daha farklı nedenleri göz ardı etmeye neden olmuş, bence. Elbette aşağılık kompleksi- üstünlük kompleksi her insanın hayatında olan gerçeklikler ancak tek perspektiften bakıldığında sığ bir bakış getiriyor. Ayrıca "bireysel psikoloji" ekolünün kurucusu Adler, insanı sadece kendi iç dünyasına hapsolmuş bir varlık olarak değil, bir "topluluk üyesi" olarak konumlandırmış; insanın ruhsal sağlığını, diğer insanlarla kurduğu bağın kalitesine bağlayarak bireyi bencillikten kurtarmaya teşvik etmiş ve sosyal uyumun altını çizmiştir; "Sevgi ve evlilik sorunlarının içinden ancak sosyal uyum sağlamış kişiler çıkabilir." Bazı konularda bütünsel bir perspektiften bakmış insanın davranışlarının aslında genel yaşam üslubuyla ilgili ipucu verdiğini belirtmiş. Örneğin; iş durumuyla ilgili bir şeylerden kaçan/ sorumluluk alamayan/ düzen kuramayan kişinin aslında evlilik için hazır/uygun olmadığını belirtmiş. Tek bir davranışa odaklanmak yerine bunun hayatın ne kadarına yayıldığını görmek açısından güzel bir bakış açısı. Ve fakat; Toplumun kendisi hastalıklıysa, bireyin o topluma "ilgi" göstermesi onu iyileştirir mi, yoksa onu o çürümüş sistemin bir parçası haline mi getirir? Adler’in eğitim anlayışındaki en zayıf halka ise, doğum sırasına (ilk çocuk, ortanca, en küçük) verdiği aşırı önemdir. Adler, eğitimi bu "kategoriye" göre şekillendirir. Günümüz eğitim psikolojisi, çocuğun mizacının, nörobiyolojik yapısının ve içinde bulunduğu sosyo-ekonomik ortamın doğum sırasından çok daha belirleyici olduğunu vurgular. Adler’in bu konudaki genellemeleri, öğretmenlerin veya ebeveynlerin çocuklara "etiketler"
Yaşama SanatıAlfred Adler · Say Yayınları · 20063,692 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
Beğendi
·
2026 104. kitabı
Kayıp Kardeş Claire Kendal ​Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Bugün sizlere son zamanlarda hayli merak ettiğim bir kitapla geldim: 'Kayıp Kardeş'. Bu kitap son dönemlerde hayli konuşuldu ve ben de psikolojik gerilim türünde bir kitap olduğunu öğrendiğim an okuma listemde öne taşıdım. ​Kurgu, tam on yıl önce ardında hiçbir iz bırakmadan aniden ortadan kaybolan ablasının yokluğuyla büyüyen Ella’nın hikayesini odak noktasına alıyor. Yıllar geçmiş olsa da bu gizemi çözmekten vazgeçmeyen Ella, herkesin "artık dur" dediği noktada, gerçeklerle yüzleşmek için tehlikeli bir yolculuğa çıkıyor. Kitabın en dikkat çekici ve özgün yönü, anlatımın doğrudan kayıp ablasına hitaben, çok samimi ve sarsıcı bir dille yapılmış olması. ​Kitabın genel temposu hakkında ufak bir detaydan bahsetmek gerekirse; eğer sayfaları sürekli bir aksiyonla çevireceğiniz dinamik bir gerilim bekliyorsanız, hikaye finale kadar size biraz fazla sakin ve durağan gelebilir. Olaylar büyük patlamalarla değil, karakterin iç dünyasındaki psikolojik gelgitlerle şekilleniyor. Ancak bu sakin gidişat sizi yanıltmasın; kitap tüm aksiyonunu sonuna saklıyor! Hikayenin finali, o durağanlığı tamamen unutturacak kadar büyük, sarsıcı ve oldukça heyecanlı bir ters köşeyle bitiyor. Sır perdesi aralandığında karşılaştığınız gerçek, tüm o bekleyişe kesinlikle değiyor. ​Büyük bir aksiyondan ziyade, sabırla örülen bir gizemin sarsıcı finaline odaklanmak isteyenler için güzel bir mola kitabı diyebiliriz. Peki, siz bu türde okumalar yapar mısınız? İlknur Seval S.
1000Kitap
Kayıp KardeşClaire Kendal · The Roman · 202063 okunma
6/10
·296 syf.··
2026 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:23
#okudumbi̇tti̇ Gece Yarısı Kütüphanesi- Matt Haig ••• Matt Haig’in Gece Yarısı Kütüphanesi kitabı, pişmanlıklar ve alternatif hayatlar üzerine kurulu bir hikaye. Hikâyenin merkezinde Nora Seed var. Hayatından memnun olmayan, yaptığı seçimlerden dolayı büyük pişmanlıklar taşıyan Nora, yaşamla ölüm arasında gizemli bir kütüphaneye düşüyor. Bu kütüphanede, geçmişte farklı kararlar verseydi yaşayabileceği alternatif hayatları deneyimleme şansı buluyor. Nora’nın farklı hayatları deneyimledikçe fikir dünyası da bir anlamda gelişiyor, tabii okuyucunun da. Fakat, maalesef Türkçe çevirisi benim açımdan bu hikâyeyi tam anlamıyla yansıtamadı. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey dilin doğallıktan uzak olmasıydı. Cümleler çoğu zaman birebir çevrilmiş hissi veriyordu ve Türkçede akıcı durmuyordu, mekanik bir anlatım mevcuttu. Bazı ifadeler anlam olarak doğru olsa bile duygu olarak eksik kalıyor. Bu da okuyucunun karakterle bağ kurmasını zorlaştırıyor ve hikayeye odaklanmak da zorlaşıyor. Yine de kitap kendini okutuyor çünkü ana fikir gerçekten merak uyandırıcı. Farklı hayat senaryolarını görmek keyifli ve düşündürücü. Ama okuma deneyimi boyunca aklımda şu soru kaldı: “Acaba orijinal dilinde veya Fransızca okusam çok daha etkilenir miydim?” Kısacası, Gece Yarısı Kütüphanesi güzel bir fikir ve anlamlı bir mesaj sunuyor; fakat Türkçe çeviri, bu derinliği tam olarak yansıtamadı, tabii bu benim fikrim. Başka yorumlarda görüşmek dileğiyle, Vesselam ••• #kitapyorumu #bookstagram #geceyarısıkütüphanesi
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,7bin okunma