Bu kitap için
"Sana taş atana sen ekmek at"
"Öfkeyle kalkan zararla oturur"
"Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur" gibi atasözlerinin adeta hikayelerle ibretleştirilmiş hali denebilir.
Bunu yaparken, dini vecibelerin esintisini görüyorsunuz satırlarda ve iyi insan olmakla ilgili öğütler. Tolstoy, hikayelerinde insanın gözünü bürüyen her türlü dünyevi hırsların sebep olduğu iradesizliklerin acı sonuçlarını göstermek istemiş.
Değerler eğitimi kitabı gibi denebilir. Bir akşam elektrikler gittiğinde, mum ışığında aile ile otururken anlatılabilcek tarzda hikayeleriniz olabilirler. Klasik diye okuduğum, fakat ahım şahım diyemeyeceğim bir kitap.
Tanrı ve ölüm korkusu olan, insana merhamet etmeyi bilenler de vardı, hatırlamaya bile değmeyecek, köpek gibi olanlarda. Fakat en kötüleri, çamurun içinden çıkmasına rağmen prens olmuş gibi davranan, toprak köleleri arasından yükselip amir olanlardı!