"Kontrolü ele almak gerek," diyordu Lucie. Bu dert onu ağır ağır kemiriyor, biliyorum. Kendini tutmaya çalışıyor; avunmayı da, derdinin içine gömülmeyi de beceremiyor bu yüzden. Arada bir düşünüyor derdini, onu şöyle bir yoklayıp geçiyor. Özellikle insanların arasındayken yapıyor bunu çünkü başkaları onu avutuyor onunla öğüt verir gibi, soğukkanlılıkla konuşmaları acılarını biraz hafifletiyor. Ama bir odada yalnız kalınca, düşüncelerini kovmak için homurdanıp durduğunu işitiyorum. Fakat bütün gün suratı asıktır; hemen yorulup somurtur.
Elini boğazına götürerek, "Düğümlenip kalıyor burada, geçmiyor," der.
Bir cimri gibi acı çekiyor. Zevkleri konusunda da cimri olmalı. Bu yeknesak sıkıntıdan, şarkıyı keser kesmez başlayan bu homurdanmalardan sıyrılmayı, doğru dürüst bir acı çektikten sonra umutsuzluk içine gömülmeyi hiç istemez mi bu kadın? Sanmam, elinden gelmez bu. Kördüğüm olmuş artık.