ISIL

ISIL
@ogisilog
"El eylemde bulunur." Heidegger elin özünü bu şekilde karakterize eder. Ancak eylemeyi, vita activa açısından kavramaz. "Asıl eylemde bulunan el", daha çok "yazı yazan el"dir. Yani özünü eylem olarak değil, el yazısı olarak gösterir. Heidegger için el, anlam ve hakikatin temel kaynağını belirten "Varlık" [Sein] için bir araçtır. Yazı yazan el "Varlık" ile iletişim kurar. . Heidegger'in eli eylemde bulunmak yerine düşünür. Düşünmek, bir el işidir/zanaattir.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir şey olarak taş, şeffaflığın karşıt figürüdür. O yeryüzüne, yersel düzene aittir ve gizli olanı ve kapalı olanı temsil eder. Bugün şeyler gitgide anlamlarını yitiriyor. . Çevremiz gözle görülür derecede daha yumuşak, daha sisli, daha hayaletimsi [spektral] bir hal alıyor.
Sayfa 67·Kitabı okudu
Gerçi bugün bizleri köleleştiren ve sömüren endüstri çağının makinelerinden kurtulduk, ama dijital aygıtlar yeni bir zorlama, yeni bir kölelik yaratıyor. Mobil olmaları sayesinde her yeri bir iş yerine ve her zamanı bir çalışma zamanına dönüştürdükleri ölçüde bizi daha verimli bir şekilde sömürüyorlar. Hareket özgürlüğü, ölümcül bir her yerde çalışmak mecburiyetinde olma zorlamasına dönüşüyor. . . . Herkes çalışma alanını bir çalışma kampı gibi yanında taşıyor. Yani işten artık kaçış yok.
Dijital ortam yaştan, kaderden ve ölümden yoksundur. Zamanın kendisi onun içinde donmuştur. O zamansız bir ortamdır.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Leonardo da Vinci üzeri kapalı bir portreye bakıp şunları söylemiş: "Eğer özgürlüğü seviyorsan açma, çünkü benim yüzüm sevginin hapishanesidir." Bu sözler bugün Facebook çağında artık mümkün olmayan özel bir 'yüz ile karşılaşma' deneyimini ortaya koyuyor. Kendini sergileyen ve ilgi görmeye çalışan yüz, bir yüz değildir. Doğasında bir bakış barındırmaz. Sergilemenin yönelimselliği, bakışı oluşturan içselliği ve tereddütlü davranışı yok eder: "Aslında O hiçbir şeye bakmıyor: sevgisini ve korkusunu kendi içinde saklıyor: işte BAKIŞ budur." Sergilenen yüz beni kendine çeken ve büyüleyen bir karşımda duran çehre değildir. Böylece, bugün sevginin zindanı yerini özgürlüğün cehennemine bırakıyor.
Sayfa 35·Kitabı okudu