13 öykü, 4 masaldan oluşan ve toplumcu gerçekçi sanat anlayışı kokan kitap 1947'de yazılmış. Metafor ve göndermelerle insan eliyle oluşturulmuş dogmatik düzene dair tesbit ve ironi içeren eleştiriler var. Kısacık hikayelere kocaman acılar muhteşem bir anlatıcılıkla sığdırılmış. İnsanı çok iyi gözlemleyen yazar, edebiyatıyla resmen toplumun resmini çizmiş ve eser hâlâ toplumumuza ayna tutmakta... Ayrıca günümüzde unutulmuş olan kelimeleri bu kitap sayesinde lügatımıza ekleyerek dilimizi zenginleştirebiliriz :) Çok beğendiğim bölümlere * koyarak anlatacağım:
Öykü
PORTAKAL
(İsmail Denizer, Osman Yiğit, Halil Eğinli)
Dışarıdan bakıldığında dürüst, helâl rızık kazanma uğrunda alın teri döküyor gibi görünen insanların aslında ticarette nasıl da yalan dolandan ibaret olduğu, denizcilik terimlerini içeren bir hikâyeyle anlatılıyor.
*BEYAZ BİR GEMİ
(Ressam Tevfik Aravurgun)
Sanatın toplumda bir kıymetinin olmadığı, aç karnını doyurabilmesi için yabancılara umut bağlayıp onlara bir dilenci gibi el açan sanatçıların düştüğü acınası hâl öykülenmiş.
*KATİL OSMAN
Toplum bir insanı yaftalamışsa, kişi önünde sonunda ona dönüşür. Tek suçlu katil değildir, baskı kuran mahalleli de cânidir diye haykırıyor yazar.
***BÖBREK
(Niğde eski nüfus memuru Avni Akbulut, İrfan Bey, Prof. Osman)
Çaresizlik içinde çektiği acıya merhem arayan ama hem özel hem de devlet doktoru tarafından dolandırılıp daha büyük acılara terk edilen yoksul bir anadolu insanının aslında hepimize bir şekilde tanıdık gelen hayat kesiti hikâyeleştirilmiş.
CIGARA
(Kemal, Esad)
Aileden, yuva sıcaklığından mahrum kalmış sokak çocuklarının hikâyesi.
MİLLET YUTMUYOR
Sanatın adını kullanarak insanları kandırıp paralarını tokatlama emelinde olan şarlatanlardan bahsediliyor. Ancak insanlar sanatı anlayamayacak kadar aptal değil