Her Gün Bir Özlü Söz
"Öğretinin kusursuzluğu yeterli değildir.Bireyin yaklaşımının kusursuz olması gerekir..."
İTHAF Bu Novella; karne parası, odun ve kömür parası için utandırılan; M.E.B. onaylı ders kitapları okul çantasındayken "yardımcı kaynak" kılıfıyla sunulan o derginin ücretini ödeyemediği için velisi ile öğretmeni arasında ezilen, utancından sıranın altına giren dünün talebelerine; Masasının başköşesinden eksik etmediği bir metrelik cetveli asıl amacının dışında kullanan sözde öğretmenlere; minicik yüreklerin aynasına salya saçarak bağıranlara; o küçücük parmak uçlarını birleştirip titreyerek uzatanlara, uçlarına kâh cetvelle kâh sopayla at nalı çakarcasına vuran "öğretmeyenlere"; Elin çocuklarına bak, el gün ne der, adam ol!" denilerek her fırsatta azarlanan; "Acaba kızarlar mı?" kaygısıyla acıktığını, susadığını dahi söyleyemeyen o çekingen kalplere; Ve rengârenk bisikletlere, bisikletçi dükkânlarının önünde sarı sıcağın altında saatlerce bakan, onlara dokunmaya bile korkan çocukluğunun elinin bırakamayanlara; Bugün Nöropsikiyatrik sendromların sancılarını çeken, nasıl düşüneceği öğretilen dünün ve bugünün tüm çocuklarına atfen... Ucu kör ve kırık bir kurşun kalemle yazılmıştır. Can Bayındır; çocukluğun kuytu köşelerinde saklı kalan travmaların, yetişkinlik hayatındaki Nöropsikiyatrik izdüşümlerini takip ediyor. Toplumun ve eğitim sisteminin “adam etme” adı altında bıraktığı kalıcı izleri, sarsıcı bir dürüstlükle ele alan yazar; susturulmuş bir neslin kolektif hafızasını kayıt altına alıyor. Bu eserinde, geçmişin bugünü nasıl yönettiğini sorgularken; okuru, kendi çocukluk yaralarıyla cesur bir hesaplaşmaya sürüklüyor.
Edebiyat
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Türkçe, hayat konusunda öğretmen olan bir dildir. Özellikle bazı harflerin benzerleriyle yer değiştirmesi sanki "yolu yürüme, sonucunda bu olacak" der gibi. Yanılgı Yenilgi gibi
Yarın karne alamayacak ve karne veremeyecek öğretmen ve öğrencilerimiz.
1000Kitap
Atanmış öğretmen olsaydım, yarından sonra 3 ay tatil. Paran yatıyor; gez, dolaş, hayatı yaşaaa.
Alıntı
Katılamadığım bi toplantıda bi kaç durumda, her seferinde ‘Damla hoca halleder’ sözüyle birlikte öğretmen arkadaşımın “ya bu Damla hoca İsviçre çakısı mı her şeyi o hallediliyor?” diyerek halledilmesi gereken her şeyi kendine yüklemesi… Teşekkürler hocam ilk defa ben halletmedim 😊