Hakikat ilmini, hakiki hikmeti istersen;
Cenâb-ı Hakk’ın marifetini kazan.
Çünkü; bütün hakâik-i mevcudât, İsm-i Hakk’ın şuââtı ve esmâsının tezahüratı ve sıfâtının tecelliyâtıdırlar. Maddî ve mânevî, cevherî, arazî her bir şeyin, her bir insanın hakikati, birer ismin nuruna dayanır ve hakikatine istinad eder.
Yoksa hakikatsiz, ehemmiyetsiz bir surettir.