“Yalnız değildim, hepimiz aynı yol daydık. Ziyaretleri farklı sebeplerden olsa da çaresizliği, üzün tüyü, sıkıntıyı, hayal kırıklığını hepimiz ağırlıyorduk.”
“Belki de Mevlana'nın dediği gibi, ‘her geleni alnımızın akıyla misafir etmeli’, ‘karanlık düşünce, utanç ve garez, hepsini gülerek karşılamalı.’23 Kabul etmeli içeriye. Bunca yıl kaçtık, bunca yıl savaştık, belki de. artık bu amaçtan vazgeçmeli. Lakin temkinli olmakta fayda var zira ‘Bu duyguyu yok etmeliyim’ ne kadar katıysa, ‘Bu duyguyu kabul etmeliyim!’ de o kadar katıdır.”
“Acı, ağrı, hayal kırıklığı, üzüntü, özlem sık sık ziyaretinize geliyor. Kendinizi çoğu zaman başarısız, güçsüz hissediyor; hiç düzelmeyeceğini, buradan sonrasının artık hep yokuş aşağı olduğu düşünceleri yapışıp kalıyor zihninize.”
“Belki bedeninizi dilediğiniz gibi kullanamıyorsunuz.
Belki içinde bulunduğunuz ortam size hiç mi hiç iyi gelmiyor artık, biliyorsunuz ama içinden çıkabilecek imkanınız yok.
Belki de çok sevdiğiniz biriyle vedalaşmak zorunda kaldınız. Artık bu hikayeye daha farklı biri olarak devam edeceksiniz. Belki bu aralar siz de zor bir zamandan geçiyorsunuz...”