Ejderha Büyücüsü, bir alıntı ekledi.
15 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Rivayet ederler ki, Taklamakan diyarında vaktiyle kör bir adam yaşıyordu. Bu zavallı adam âlemin güzelliklerini, harikalarını ve mucizelerini göremediği için o kadar çok üzülüyordu ki, sonunda gönlü de gözleri gibi karardı. Kederi arttıkça arttı ve akıttığı gözyaşları dillere destan oldu. Onun kara bahtı için şairlerin düzdüğü manzumeler, musikişinaslar tarafından bestelenip, hanendelerce okuna okuna nihayet memleket sınırlarını aştı. Çok uzak ülkelerden birinde yaşlı bir sihirbaz, pazar yerinde ağlayan sızlayan bir kalabalık görünce, merak duygusuyla aralarına karıştı ve kör adamın kaderini dile getiren türkülerden birini okuyan muganniyi o da dinledi. Gönlü o kadar kabardı, hisleri o kadar coştu ki, bir yolunu bulup zavallıya görme gücü kazandırmaya karar verdi. Sarayına giderek papağanına tez zamanda uçup körü bulmasını ve ona davet mesajını iletmesini söyleyerek kuşu saldı. Papağan uçup giderek, o sırada evinin bahçesinde ağlayan körün kafasına kondu ve ona sihirbazın davetini iletti. Görme umudu canlanan zavallı da, omuzunda kendisine yolu tarif eden papağan olduğu halde, demir asa demir çarık yollara düştü ve sonunda sihirbazın sarayına vardı. Sihirbaz ona bir camgöz verdi. Adam, efsunlu sözler söylenir söylenmez bu gözle görmeye başlayacaktı, öyle ki, ok yaydan böylece bir kez fırladığında, adamın tekrar kör olmasına imkân yoktu. Adam gözü aldı ve efsunlu söz sihirbazın ağzından çıkar çıkmaz gözün gördüğü her şeyi görmeye başladı. Fakat yol yorgunu olduğu için sevincini lam anlamıyla belli edecek durumda değildi. Bu yüzden sihirbaz onu sarayında kırk gün ağırlamaya karar verdi. Gelgeldim, sihirbazın karısını görür görmez adamın aklı başından gitti. Günler ve gecelerce kadını düşündü taşındı. Sonunda sarayın hamamına gidip kadının yıkanacağı kurnanın üzerine bir yere sihirli cam gözü koydu ve derhal odasına geri döndü. Kadın, o sırada içeride kendini seyreden sihirli bir göz olduğunu, dolayısıyla adamın o anda memelerini ve mahrem yerlerini görmekte olduğunu bilmeden hamama girip yıkanmaya başladı. Böylece adam kadını doya doya seyretti. Ne var ki sihirbaz bu işin farkına varmıştı. Bu yüzden adamdan gözü geri istedi ve onu kovdu. Fakat adam, ne kadar uzakta olursa olsun, o sırada sihirbazın sarayında olan gözün gördüğü her şeyi görmeye devam ediyordu. intikam almaya kararlı olan sihirbaz, tellallar bağırtıp dünyanın en çirkin, en gudubet acuzesini buldu ve bir ressama kadının resmini yaptırdı. Resmi bir odaya koyup gece gündüz aydınlık kalması için üstüne bir fener astı ve tam önüne de, o sihirli gözü koydu. Sonunda o nankör adam, ömrü boyunca bu gudubet, çirkin acuzeyi seyretmek zorunda kaldı ki, bu da kör olmaktan bin beter bir şeydi."

Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay AnarKitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar
Mert Kurtaran, bir alıntı ekledi.
Dün 02:00 · Kitabı okuyor

16 Türk Devleti
TRT, 1966 senesi için bastırdığı 16 Türk devleti temalı takvimde bunların bayraklarına yer vermişti. Bu durumu eleştiren Atsız, Türk devletlerinin bayraklarını bilmediğimizi belirtir. Donuk'a göre resmî listedeki 16 devlete ait olduğu ileri sürülen bayrakların sadece 3 tanesinden eminiz: Göktürklerin kullandığı kurt başlı sancak, Selçukluların kullandığı ok-yay (Kınık boyunun damgası) ve ay-yıldız (Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bayrağı). Ögel ise çeşitli kuruluşlar tarafından çıkarılan bayrakları savunamayacağını söylemekle birlikte bunları iyi niyetli amatör ve yararlı girişimler olarak olumlar. Ona göre, A.B.D. çift başlı kartalını koruyorsa Türkler de kendi kartallarına sahip çıkmalıdırlar.

#Tarih Dergi 9. Sayı, Kolektif (Sayfa 92)#Tarih Dergi 9. Sayı, Kolektif (Sayfa 92)

Yârin huzurunda yay gibi eğrilen, yarın huzurda doğrulur ok gibi...

Serdar Tuncer

Onur Özkan, bir alıntı ekledi.
17 Kas 17:06 · Kitabı okumayı düşünüyor · İnceledi · Beğendi

Yeşil ışık sonunda yandı, arabalar ok gibi ileri fırladı,
ama hepsinin aynı hızla ileri fırlamadığı hemen anlaşıldı.
Orta şeritte en öndeki araba yerinde duruyordu,
mekanik bir arıza söz konusuydu anlaşılan,
gaz pedalı yerinden çıkmış, vites kolu sıkışmış ya da
hidrolik sistemde bir arıza meydana gelmiş, frenler bloke olmuş,
elektrik devresi kesilmişti herhalde ya da yalnızca benzin bitmişti,
buna da ilk kez rastlanmıyordu.

Kaldırımlarda biriken yeni yayalar, durmakta olan aracın içindeki
sürücünün, arkadaki araçlar sinirli sinirli korna çalarken,
ön camın ardında bir şeyler gevelediğini görüyorlar.
Daha şimdiden arabalarından fırlayan birçok sürücü,
arızalı arabayı trafiği aksatmayacak bir yere kadar itmeye hazır,
arabanın kapalı camlarına vuruyorlar, içerdeki adam başını
onlara çeviriyor, önce bir yana, sonra öteki yana,
bağırarak bir şeyler söylediğini görüyorlar ve
ağız hareketlerinden, bir sözcüğü durmadan yinelediği anlaşılıyor,
hayır, bir değil iki sözcüğü, evet, bunu zaten,
içlerinden biri kapıyı açmayı başardığında anlayacaklar, Kör oldum.

Körlük, José Saramago (Sayfa 7 - Kırmızı Kedi - 1995)Körlük, José Saramago (Sayfa 7 - Kırmızı Kedi - 1995)
Ruh Adam, bir alıntı ekledi.
16 Kas 16:19 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Benden Söylemesi
Kılıcımız kından çıktı
Bundan sonra el düşünsün
Ateşimiz dağı yaktı
Su artık bir yol düşünsün

Yağı yesin ok döşüne
Kor alevi dök döşüne
Kan bulaştı kurt dişine
Gayrı acun, il düşünsün

Yiğitler, it ürdürmeye
İte fırsat verdirmeye
Türk erini durdurmaya
Albız soyu al düşünsün

Başbuğ, tarkani kağan, çeri
Ko titretsin göğü, yeri
Bir tufanız bundan geri
Dağ titresin, sel düşünsün

Yurdu sevdik, yara aldık
Yurt derdinden çare aldık
Biz Rüstem'i yere çaldık
Matemini Zal düşünsün

Havuroğlu, at üstünde
Savaş, döğüş, yat üstünde
Pusatını çat üstünde
At şahlansın, nal düşünsün

Kenan ÇARBOĞA

Edebice Dergisi - Sayı 8, Kolektif (Sayfa 36)Edebice Dergisi - Sayı 8, Kolektif (Sayfa 36)
Ruh Adam, bir alıntı ekledi.
16 Kas 13:39 · Kitabı okudu · Puan vermedi

On yıl oldu Çin'deyiz.
Bir karanlık içindeyiz.
Ne kılıç, ne ok, ne yay...
On yıl bu, dile kolay...

On yıllık tutsaklığın utancı içindeyiz.

Edebice Dergisi - Sayı 8, Kolektif (Sayfa 26)Edebice Dergisi - Sayı 8, Kolektif (Sayfa 26)
Hülya, bir alıntı ekledi.
15 Kas 22:03 · Kitabı okuyor

Birçoklarının yüreklerinde adalet var; fakat yaydan ihtiyatla atılan ok gibi oradan geç çıkıyor. Senin halkın adaleti dudaklarında taşıyor!

İlahi Komedya - Araf, Dante Alighieri (Sayfa 49)İlahi Komedya - Araf, Dante Alighieri (Sayfa 49)
Kader, Warcross'u inceledi.
15 Kas 21:49 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Öncelikle kurgu ve konu ćok güzel ama en güzeli kitaptaki karakter olabilmek ben bayılarak okudum ve 2 günde bitirdim sürükleyici diyemem ama kesinlikle kendi okutan bir kitap bence gülmek aşk ve heycan olsun diğen herkez bu kitabı okuyabilir piskolaji aģırlıklı bir kitap bana göre ama ikinci kitap çıkar çıkmaz alacağım çünkü sonu son değildi devamını çok merak ediyorum.