Ruh Adam, bir alıntı ekledi.
25 dk. · Kitabı okudu · 10/10 puan

Bu soluduğum hava, bu sarışın kuşluk,
Bu ceylan tuzağı korkulu şehir,
Her sabah yenide düştüğüm boşluk...

Yerim yok sokaklarda, kıyam bayrağı caddeler,
Ok yağdırırlar kaderime çağlar boyu,
İpek yolunda bıraktığım gölgeler...

Türkiye'm, Dilaver CebeciTürkiye'm, Dilaver Cebeci

Yerimi yadırgadım, yerim olmadı zaten,
Azıcık gece alayım yanıma
Yanlız, serçelerin uykusuna yetecek kadar gece.
Sen diriyken sana bakmak başlı başına bir uğraştı sanki.
Ok atmayı bilenler gövdeme imrenirdi.
Kelimeler bazısı tüyden bazısı demir,
çünkü seni dik tutacak eminim.
şimdi, gitmeliyim,
hala ay dağınık saçlara benzer oralarda.
Şimdi gitmeliyim.
Bir şehrin uzak semtleri gibiydi gözlerin,
Üzgün, kara, ayaklanmaya hazır.
Yüzüne ay kırıkları çarpıp uyansın sevdiğim.

menesim, bir alıntı ekledi.
Dün 11:51 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Beni her yoğuruşunda, sırtüstü yatıp karnını açan kedi yavruları gibi, teslim ve mest oluyordum. Birlikte tüy gibi havalanıyor, yükseliyor, oralardan ok gibi inip, zıpkın gibi saplanıyor, çapkın, şakacı, çocuk yunuslar gibi dibe iniyor, dipte yılan balıklarına dönüşüp kıvrılıyor, sonra toprağı delip, köpüklü dalgalara bakan yamaçlarda rüzgara çıkıyor, yeşil ve taze, kendimize ve birbirimize dolanıp yükseliyor, dallanıyor, açıyor ve....ve tekrar ve tekrar, yaprak, polen, böcek olarak dökülüyorduk.
Döküldüğüm yerden yüzüne, gözlerine ona ait herhangi bir ayrıntıya bakıyor, yani bir rüzgarın yavaşça yelkenlerimi doldurmaya başladığını hissediyor ve "Ah, diyordum ikimizden biri ölmeli"

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İlhami AlgörFakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İlhami Algör
sagkasta5ak, bir alıntı ekledi.
Dün 07:36 · Kitabı okuyor

O kargaşanın küçük ve isimsiz bir parçası olmalı, dünyanın kirinin içinde zevkle titreyerek kıvılcımlar saçan bir yaratık olmalıydım. Ne olursa olsun bu bolluğun, bu anaforun içine atılmalı, kendi gerginliğimden bilinmeze, bir tür beraberlik deneyiminin cennetine doğru bir ok gibi fırlamalıydım.

Artık o zaman sarhoş olduğumu biliyorum. Kanımdaki her şey, atlıkarıncaların zilleri, erkeklerin salıncakta göklere savurduğu kadınların yüksek ve canlı kahkahaları, müziğin karmaşası, eteklerin uçuşması aynı anda uğuldayarak akıyordu.

Olağanüstü Bir Gece, Stefan Zweig (Sayfa 59 - İndigo)Olağanüstü Bir Gece, Stefan Zweig (Sayfa 59 - İndigo)
senem reis, bir alıntı ekledi.
19 Eyl 17:19 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Meslek olarak yay kirişi imal ederi. İyi güreşirdi.Cirit ve hışt atmada maharet sahibiydi. Kimsenin çekemediği yaylarla ok atması meşhurdu.
Aynı zamanda devrin ünlü matrakbazlarındandı.(matrak: eski bir spor oyunudur.)

Osmanlı'nın Mahrem Tarihi, Mustafa Armağan (Sayfa 114 - IV. Murad)Osmanlı'nın Mahrem Tarihi, Mustafa Armağan (Sayfa 114 - IV. Murad)
Sümeyye, bir alıntı ekledi.
19 Eyl 17:18

Yeni şairler, rastgele, duvara ok atıyorlar; ve okun değdiği noktanın etrafına bir takım daireler çizip, kendilerini, hedefi ta merkezinden vurmuş farz ediyorlar .

Edebiyat Mahkemeleri, Necip Fazıl KısakürekEdebiyat Mahkemeleri, Necip Fazıl Kısakürek
senem reis, bir alıntı ekledi.
19 Eyl 17:12 · Kitabı okudu · Puan vermedi

II. Osman güreş, binicilik, av, cirit, ok ve hışt atma sporlarındaki silah kullanmadaki maharetiyle tanınırdı.
Ayrıca cimriliğiyle tanınmıştır.

Osmanlı'nın Mahrem Tarihi, Mustafa Armağan (Sayfa 112 - II. Osman)Osmanlı'nın Mahrem Tarihi, Mustafa Armağan (Sayfa 112 - II. Osman)
senem reis, bir alıntı ekledi.
19 Eyl 15:43 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İyi silah kullanan, iyi ata binen fevkalade binici ve ava merakı olan III. Murad'ın boş zamanlarında ok başı imal ettiğini biliyoruz.

Osmanlı'nın Mahrem Tarihi, Mustafa Armağan (Sayfa 91 - III. Murad)Osmanlı'nın Mahrem Tarihi, Mustafa Armağan (Sayfa 91 - III. Murad)