Bomba ok attı, ben de kaçındım. Oku beni ıskaladı ama ayağım kendi kanım yüzünden kaydı ve geriye doğru düştüm. Kirişlerden aşağı, boşluğa doğru.
Bir anlığına uçuyormuş gibi hissettim.
Şenlik masalarından birinin üzerine düştüm, masanın üzerindeki narlar yere saçıldı. Dökülen bal likörü ve kırılan kristaller her yana dağıldı. Dikişlerimi mahvettiğimden emindim. Her yanım ağrıyordu. Nefes alamıyordum.
Ali, sanki bi ok böğrünün ortasına girmiş. Acıtıyor hareket ettikçe. Nefes alıp verdikçe, yürüdükçe, yaşadıkça canını yakıyor Ramazan'ın.
Söküp atsam seni içimden, ciğerimden; bu sefer de kanamadan giderim Ali. Dayanamam sensizliğe. Orta yerime gelip saplanmışın bir kere. Ben de sana, senin orta yerine saplanmışım.