Ey arzın göğsünde açan menekşe Lekelerle dolar gözbebeklerim Kirpiğim ok atar Ay'a, Güneş'e Sisler ortasında seni beklerim
Bizdeki “Ok yaydan çıktı bir kere”,“Gemileri yakmak” deyimleri
İtalya’nın kuzeyinde ve 29 km uzunluğunda bir nehir olan Rubicon nehri, Roma Cumhuriyeti döneminde demokrasi kültürü geleneği gereği, generallerin ordularıyla geçmesinin yasak olduğu bir bölgedir. Coğrafi koşullar itibariyle o nehri geçince geri dönmek çok zormuş. O dönemde senatoda Sezar’ın önündeki haritada “Rubicon” yazılı bir çizgi varmış. Jül Sezar’ın M.Ö 49 yılında nehri geçmesine atıfta bulunularak, “Rubicon’u Geçmek” sözcüğü, geri dönüşü olmayan kararlar almak anlamında belleğimize yerleşmiş. Bugün güncel hayatımızda geri dönüşü olmayan noktadan ileri gitmek anlamında kullanılır hale gelmiştir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kimine unutmak bile çok, kimine unutmamak az. Benim, senin, onun-bunun yerine. Bir kar dinmeden ona yaz boyu yağar da yağar.. Sisyphus’un kayasını andıran dağdelen bir ok. Bir tüfek patlaması gibi derine, hep derin Hacı Murad’ın susmasını kazar da kazar.
Alıntı
Aşk okunu ustaca hedefine sapladı; Öyle bir altın ok ki, Yüz bin yüreği delip geçerdi sanki.
Sayfa 12·Kitabı okuyor
Alıntı
Yazarın Notu
Son Ayı’yı yazmak için oturduğumda aklımda son derece basit, tek bir fikir vardı. O da dünyada en ok sevdiğim şeyleri yazmaktı. Bu, hayvanları, özellikle de büyük, kucaklanası hayvanları; insanların, özellikle çocukların onlarla sahip olduğu özel dostluğu; ve onların kalpleri ile bizimkiler arasında inşa edilebilecek kalıcı sevginin getirdiği derin bağları kaleme almak anlamına geliyordu.
Peygamberimiz'in hizmetini gören Mid'am isminde zenci bir kölesi vardı. Onu Rifâa bin Zeyd hediye etmişti. Efendimiz'in yükünü indirdiği sırada, nereden geldiği belli olmayan bir ok isabet edip ölümüne sebep oldu. Müslümanlar: "-Ey Mid'am! Cennet sana mübarek ol-sun! Yâ Rasûlâllah, hizmetçine şehîdlik mübârek olsun!" diyerek gıpta ve tahassürlerini ifade ettiklerinde Allah Rasûlü: "-Hayır, öyle değildir. Varlığım kudret elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki, Hayber günü ganimet malları paylaşılmadan önce aldığı bir kilim, şu anda onun üzerinde alev alev yanmaktadır!" buyurdu. Bunu işiten müslümanlar çok korktular. O esnada bir kişi Peygamber Efendimiz'e bir veya iki ayakkabı bağı getirdi: -Yâ Rasûlallah! Ben de ganimet malları taksim edilmeden ayakkabılarım için bu bağları almıştım." dedi. Allah Rasûlü : "-Sana da cehennem ateşinden bir veya iki bağ (yâni bunlardan dolayı azap) var." buyurdu.
(Buhârî, Eymân, 33; Müslim, İmân, 183)·Kitabı okudu