Senden Alır
Gurûp kızıllığını senden alır Ayın şavkı senden Sevda mescidinde bir seda kalır Ezan senden kamet senden Hududunda mücahitler şehit kalır Burç senden sur senden Nazargâhında derin bir yara kalır Ok senden yay senden Bir nihan ki serde sual kalır Sır senden cevap senden Öyle ki sultanımsın Bir benki koy kapında bende kalır Emir senden ferman senden İntihandır Hacer çolde susuz kalır İmtihandır gülüm ben burda sensiz kalır Nasibimize büyük bir gayret kalır Sefa senden Merve senden.
ok’ kelimesiyle husûmetliyim.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
➡️ *Kurban edilmek istenen, İsmail aleyhisselamdı* 📆 (Osman Ünlü Hocanın 16.06.2026 tarihli yazısı) *Sual: Peygamber Efendimizin Medine'ye hicreti nasıl olmuştur, İslâm tarihinde bu hicretin önemi nedir?* *Cevap:* Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), tarihçilere göre miladın 622 senesinde, Allahü teâlânın emri ile, Mekke'den Medine'ye gitti ve bu yolculuğuna Hicret denir. Cebrâîl aleyhisselam, Peygamber Efendimize gelip; *(Bu gece, kâfirler seni öldürmeye karar verdi. Bu gece, Ali'yi yatağına yatır ve Ebu Bekir ile, Medine'ye hicret et!)* dedi. Hazret-i Ali o zaman yirmiüç yaşında idi ve Peygamber Efendimize; “Bin canım da olsa, senin yoluna fedadır” diyerek yatağa girdi. Resulullah Efendimiz Safer ayının 27. Perşembe gecesi kapıdan çıkıp, Yasîn suresinin başından 12 âyet okuyup, müşriklerin aralarından geçip gitti. Öğle vakti hazret-i Ebu Bekr'in evine gidip; *-Bu gece Medine'ye hicret etmeye emir aldım buyurdu.* Şevâhid-ün Nübüvve katibında, *Hicret* şöyle anlatılmaktadır: “Resulullah Efendimize Mekke'den Medine'ye hicret etmesi bildirildiği zaman, bi'setin, Peygamberliğin 14. senesi idi. Mekke'den ayrıldığı gece, Kureyş müşrikleri aralarında, Resulullah Efendimizi öldürmek için anlaştılar. Gece uyku vakti gelince, Resulullah Efendimizin kapısının önünde toplanıp, uyusun da öldürelim diye beklemeye başladılar. O gece Yâsîn suresinin ilk ayetleri nâzil oldu. Resulullah Efendimiz yerden bir avuç toprak aldı ve meâli; *(Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık göremezler)* olan Yâsîn suresi 9. âyetini üzerlerine okuyarak ve elindeki toprağı da başlarına saçarak, aralarından geçip gitti... Resulullah Efendimiz Sevr mağarasının içine girer girmez, o gece mağaranın kapısının önünde bir ağaç yeşerdi. İki yabani
Alıntı
Bir kere serden geçen insan, başına taş ve ok yağmuru yağsa da dileğinde el çekmez." Şa'd-î Şirazi
İmam-ı Şafi رحمه الله bir şiirinde şöyle demiştir: "Duayla sarsılırım, sen onu hafife alsan da, Duanin nelere kadir olduğunu bilemezsin Gece ok gibi arşa giden dualar asla hedeften şaşmaz, Onun bir sonu vardır, hatta sonun da bir sonu.
Din
MANŞET: PERMAFROST ONU 2,500 YIL TUTTU. SONRA ARKEOLOGLAR ONU BULDU - Kürklere sarılmış, HALA KARANLIKTA PARLAYAN altınlarla. Güney Sibirya'nın Altay Dağları uç noktalar ülkesidir - alevli yazlar, acımasız kışlar ve ölüleri bin yıldır buzlu bir kucaklaşmada hapsediyor. 2024 yılında, uzak bir vadide çalışan bir arkeolog ekibi donmuş toprakta bir depresyon fark etti, antik bir mezar höyükünün işaretidir. Dikkatli kazmaya başladılar, soğuk havada nefesleri görünür, eldivenleri buzla kaplı, ortaya çıkan ise daha önce görmedikleri donmuş bir mezar oldu. Çukurun içinde, kürkler ve derilerle sarılı olarak, yaklaşık 2500 yıl önce yaşamış ve ölmüş göçebe bir süvarinin cesedi yatıyordu. Permafrost onu neredeyse mükemmel bir şekilde korumuştu - derisi, saçları, dövmeleri, hatta midenindekiler bile hala sağlamdı. Ekip, vücudunun yanında altın süsler buldu: çekiç altından yapılmış sarılmış geyik, sıçrayan hayvan şeklindeki karmaşık plaketler ve dokunulduğunda hala zayıf bir ses çıkaran küçük çanlar. İskitler, "hayvan stili" sanatlarıyla ünlü usta kuyumculardı - savaşta kilitli yaratıklar, yırtıcı hayvanlar ve av iç içe geçmiş, bozkırın vahşi ruhu değerli metallerle kaplı. Bu savaşçı en iyi varlıklarıyla gömülmüştü: silahları, atı (donmuş kalıntıları çukurun köşesinde yatan) ve altınları, hepsi öbür dünyada ona eşlik edecekti. Araştırmacılar donuk gri ışıkta diz çöktü, farları çukurun karanlığını keserek vücudu ve hazinelerini fırça ve küçük aletlerle ortaya çıkardılar. Birisi yukarıdan telefon fotoğrafı çekmiş: Roma İmparatorluğu doğmadan önce ölen, Pers krallarının çağından beri yüzü güneş görmemiş bir adamın etrafında parka kaplı figürlerden oluşan bir daire. Yakın planda, kamera altın geyiği yakalıyor - boynuzları geriye doğru süpürülmüş, bacakları altından katlanmış, vücudu