Geştalt yaklaşımına göre herkes kendi durumlarından, duygularından, düşüncelerinden, davranışlarından, ihtiyaçlarından ve bunları nasıl karşılayacağından kendisi sorumludur.
Insanı anlayabilmek ancak onu bir bütün olarak görmekle mümkündür. Bu nedenle de Geştalt yaklaşımında insan duyguları, düşünceleri ve bedeniyle bir bütün olarak ele alınır.
Fenomenolojik bakış açısına göre her şeyin anlamı ve o kişiye ve içinde bulunduğu ana özgüdür. Dolayısıyla fenomenolojik temeli nedeniyle Geştalt terapi yaklaşımında asla yorumlara ve genellemelere yer verilmez Çünkü yorumlamanın ve genellemenin temelinde "kişiye özgü"lük değil, "herkese özgülük" vardır.
Büyümek istiyordum, güçlenmek.
Çok yalnızdım koca dünyada
Küçük ve paramparça.
Korkuyordum yaşamaktan
En çok da kendimden,
Ama büyümek istiyordum, güçlenmek.
Önce şöyle bir köşesinden baktım kendime çekine çekine,
Sonra bir başka köşesinden utana sıkıla.
Baktıkça bakmak, ne varsa toplamak,
O dağınıklıktan kurtulmak istedim.
Ve topladım kendimi, bütünleştim.
Sonra sevdiklerime baktırı bir de
Korktuğum o dünyaya
Yaşama ve yaşayan her şeye baktım.
Baktıkça, onlara yaklaştım Ben onları, onlar beni gördü.
Selâmlaştık önce, biraz zaman aldı ama
Sımsıcak sarıldık sonra.
Onları da topladım, topladığım kendimin içine koydum.
Bir de baktım ki istediğim olmuş,
Büyümüşüm.
Bir şeylerle meşgul olmayan bir beyin, kendine çabucak bir uğraş bulur ki bu her zaman sizin hoşunuza gidecek bir uğraş olmayabilir. Çocuğunuza üstesinden gelebileceği bir görev vermek. Beyninin ön kısmını ve çağrışımlara ilgili bölgelerini güçlendirmesine yardımcı olur.