Bu serinin sunduğu konfora bayılıyorum. Hem her şeyi yeterince okuduk hem de gereksiz uzatmadık, harikaydı. Diğer yazarlar da keşke bunu yapabilse. Etkileyici ve tempolu bir devam kitabıydı. Ecevit ve Işıl'ın el ele savaştığı kısımları çok sevdim. Ve o kadar tadında bitti ki!!!
Olay yeri kitap kulübümüzde Haziran ayının üçüncü kitabı olarak Kavgaz serisinin ilk kitabı olan Çantacı'yı okuduk. Kitap yirmi iki yaşındaki yeni akademi mezunu Komiser Yardımcısı Mutlu Kavgaz'ın İstanbul Cinayet Büroda göreve gelmesiyle başlıyor. Bir gün görev esnasında ortaya kesik bir el çıkıyor. Ama 1987'li yıllara olduğumuz için DNA analizi yok,bilgisayar,cep telefonu ve internet yok. Kısacası teknoloji olmadan cinayetin nasıl çözüldüğünü okuyoruz. Benim Türk polisiyesi olarak okuduğum ilk kitap oldu Kavgaz. İlk başlarda yavaş başlayan ama sayfa 130'dan sonra daha akıcı ilerleyen bir kitap oldu. Ben yazarın kalemini ve Mutlu karakterini sevdim. Mutlu'nun yıllarca hayalini kurduğu mesleğe kavuşması ve İstanbul'a ilk defa gelmenin getirdiği acemiliği okurken bana geçti. İçerisinde fazla betimleme var ama beni rahatsız etmedi. Mutlu Kavgaz'ın bu kitapta acemiliği olmasına rağmen adım adım cinayeti çözmesi güzeldi. Benim şüphelendigim olaylar oldu ama katilin kim olduğunu bulamadım. Kitabın son sahneleri de çok hoşuma gitti. Bazı yerleri okurken İstanbul'da o bölgelerde olmak istediğim yerler oldu.Diğer kitaplarda Mutlu neler yapacak çok merak ediyorum. İkinci kitap olan Pilot'u Temmuz ayında okuyacağım.
Kitaba puanım:8/10
Kitabı severek okuduk basım kalitesi güzel çocuklar için gerçekten eğitici bir kitap kızlarımla beraber hem eğleniyoruz hem öğreniyoruz teşekkür ederiz böyle kitaplar için
Kitap kalitesi çok güzel çocuğun için gerçekten eğitici bir kitap biz severek okuduk hem de defalarca iki kızım var ikisinin de ilgisini çekti teşekkür ederiz böyle kitaplarla bizleri buluşturduğunuz için
bir insan için ya da bir aşk için ya da durun. kendi gerçeğini göremeyen, sürekli bahaneler uyduran, sizi kendinizden şüphe ettiren birinin hayatını okuduk resmen. adelaide, sonunda her şeyi anlayıp kendi gerçeğini bulman gerçekten muhteşemdi. her ne kadar içinde kendi sorunları da olsa bir başkası için “aşk” adı altında bu kadar çaba, fedakarlık sadece sana zarar verir.
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,985 okunma
Normalde bu kadar uzun bir kitaba detaylı bir inceleme yazmak beni bayağı bir zorlar çünkü genelde kalın kitapları okumam normalden çok daha uzun sürer ama bu seriyi ve ejderhalarını biraz fazla sevdiğim için okurken notlar aldım ve tek tek düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum çünkü diğer incelemelere baktığımda gördüm ki fazlasıyla abartılmış bir kitap.
Bu inceleme spoiler içermektedir.
Öncelikle besmele çekip nas felak okuyarak kitabın kapağını açıyoruz sonuçta 900 sayfalık kitap ne olur ne olmaz.
Baştan şunu söylemeliyim, ejderhalara bayılıyorum. Fantastik yaratıklar arasında en sevdiklerim kesinlikle ejderhalar. Biraz da bu yüzden bu kitaba bu kadar uzun süre katlandım çünkü gereksiz yere uzatıldığını düşünüyorum. Aslında sadece ben değil diğer incelemelere şöyle bir göz atsanız bile okurlarının neredeyse hepsinin bu kitabın gereksiz uzun olduğu kanaatinde olduğunu görürsünüz. Örnek vererek açıklayayım; ilk bölümde Aretia'daki kurulun kendi aralarında savaş oyunlarından sonra oraya giden öğrenciler hakkında karar vermelerini okuyoruz. 20. sayfanın sonunda bu konuşmalarla ilgili Brennan'ın söylediği ilk cümle geçiyor. Sonra 21. sayfaya geçiyoruz, doğal olarak sohbetin devamını okuyoruz demi. Yok o iş öyle değil. 21. sayfada Violetin o mekan hakkındaki düşüncelerini okumaya başlıyoruz. Tamam 1 sayfa boyunca okuduk, güzel sıkıntı yok. 22. sayfaya geçtiğimizde önceki sayfada söylenen sözün cevabı oradaki başka bir biniciden geliyor. Sonra Brennan tekrar bir şey söylüyor ve sohbet devam ediyor demeyi çok isterdim ama yine violet araya girip odayı anlatmaya başlıyor. Bu sözün cevabı da 23. sayfanın başında geliyor. Yani anlayacağınız üzere, kitapta ciddi bir problem var ki bu da kesinlikle violet ve hiç susmayan düşünceleriyle sürekli araya girilmesi. Şimdi
Demir AlevRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20243,216 okunma