Algernon'a Çiçekler
Bazı kitapları anlatmak zordur çünkü konuya değil, bıraktığı hisse dönüşürler. Algernon'a Çiçekler tam olarak böyle bir kitaptı benim için. Yıllardır karşıma çıkıyordu ama ne yorumlarını okudum ne de konusunu araştırdım. Belki de bu yüzden Charlie'nin hikâyesi beni bu kadar derinden etkiledi. Sayfalar ilerledikçe sadece bir karakteri değil; anlaşılma isteğini, yalnızlığı, sevgiyi ve insan olmanın kırılgan yanlarını okudum. Kitabı bitirdiğimde ise içimde uzun süre kalacak bir hüzün kaldı. Bazı hikâyeler son sayfada bitmiyor. Charlie de onlardan biri oldu. 🌺📖❤️
Sadece 12 sayfalık giriş kısmını okudum, kendime geldim.
İlk sayfalarını titrek mum ışığında okudum… (Romantik olsun diye söylemiyorum. Titrek mum ışığını da sevmem. Dikkatim dağılıyor okurken. Elektrikler kesikti. Telefonumun da şarjı bitti. Yapacak bir şey bulamadım. Hatta bir ara göbeğimle ritim tuttum. Kız kardeşim, sıkıntıdan göbeğinle ritim mi tutuyorsun, dedi. Onayladım. Devam ettim sonra. İyi bir ritim tutturmuştum. 🥁 Neyse sonra dedim, mum yakıp kitap okuyayım. Kız kardeşimin odasından mum aldım. Şiirli mummuş onlar. Geri aldı. Şiirsizini verdi. Cahil gibi oldu bana verilen mum. Halbuki erirken o da çevresini aydınlatıyordu. Ne gereksiz edebiyat kastım. Geri alıyorum. Silmeyeceğim ama. Yazdım bir kere. Biraz da hoşuma gitti şimdi.) Kitabın fotoğrafını attım, altı boş kalmasın dedim. Daha da boş olmamıştır inş. Bir de alıntı atayım, dengelesin iki gözümün yazarı: “ Romanlarınızdaki karakterler sizinle beraber yaşamaya devam ediyor mu? Bunu sordu. Bir düşündüm, romantik bir cevap mı versem, muzip bir cevap mı versem, yoksa hakikati mi söylesem. Hafif sol çaprazımdaki Mehmet'e baktım. Sinsice bunu sen istedin der gibi bakıyordu bana. Mustafa en arkalarda bir yerlerdeydi. Kafasını eğmişti, dinlemiyordu bizi. Sorunun sahibi genç kıza döndüm. Hakikati söyledim. Tabii ki hayır. Onlar yazdığım romanlardaki olayları, anlatmak istediğim olgular anlaşılsın diye yaşamak zorunda olan kurmaca karakterlerdi, yazdım ve onlarla işim bitti. “ Delirmeler SarayıDelirmeler Sarayı Güray SüngüGüray Süngü Mehmet'i Sakatlayan Serçe ParmağıMehmet'i Sakatlayan Serçe Parmağı Dördüncü Tekil ŞahısDördüncü Tekil Şahıs İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdırİbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır Düş KesiğiDüş Kesiği
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
John Steinbeck - Fareler ve Insanlar
Herkesin bir hayali vardır belki ama herkes o hayale ulaşamaz. Insan bazen en çok, gerçekleşmeyeceğini bildiği hayallere tutunuyor. Fareler ve insanlar, sadece iki arkadaşın hikâyesi değil; dostluğun, yalnızlığın ve hayata tutunma çabasının hikâyesi. Bazı kitaplar okunur, bazıları hissedilir... Fareler ve Insanlar, insan olmanın kırılganlığını anlatan unutulmaz bir hikâyeydi. İyi ki okudum.
İnsan ve Hayat
onlarca kitap okudum tek paragrafta takılı kaldım ve şöyle diyordu "Ben sizi kendim gibi sandım."
1000Kitap
About Kafka
Beni tanıyan insanlar Milena'ya MektuplarMilena'ya Mektuplar ı çok seveceğimi söylemişti ama tamamen sinirlerimi bozdu. Stefan hariç yazarlara şans vermeye çalışıyorum. Başta dönüşümü okudum ve çok beğendim. Fakat Milenaya geçince tam bir hayal kırıklığı yaşadım. Belki de o kitabın kurgudan değil de saf gerçeklikten oluşmasından kaynaklanan bir durumdur. Bilemiyorum. Tek bildiğim şey Kafka sinirlerimi bozdu fazlasıyla... Fakat yazdığı her bir kelimenin yakılmasını ve kimseyle paylaşılmamasını isteyen bir adama, yaşadığı gerçeklik yüzünden söylenmem ne kadar doğru bilemiyorum... Kafkaya karşı nötr kalacağım galiba...
Duygu ve Düşünce
Ne demiști, cenneti bir büyük kitaplık olarak düşleyen Borges: "Ben hayatı yaşamadım, okudum."