Öğren­mek yalnız çocuklara yaraşır bir oyundu, şimdiyse büyü­yünce, okul zorunluluğu ortadan kalkınca, gereksizleşti. Kadınlar artık evde kendilerini bekleyen evcilliğe alışma­ya başladılar.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“İşin doğrusu, ölüm hakkında yazmak istemiyorum. Kadınların yaşamasını istiyorum. Çocukların yeşil alanlarda oynamasını, babalarının omuzunda gezmelerini istiyorum. Aile ziyafetleri, pazar gezmeleri, okul koroları ve ikindi şekerlemeleri istiyorum.”
Kitap Alıntısı
“Onu acımasız birine dönüştüreceksin,” dedi Umay. Bahar, kızının tek başına karşı çıkmasına izin vermeyip mutfaktan salona geri geldi. Bahadır, kızına bir şey yapar düşüncesiyle onun yanında durdu. Kocasının sağı solu belli olmuyordu. “İyi bir asker de tam olarak böyle olur," dedi Bahadır. Oğlunun yanı ba­şında durduğunda kararlı gözleri masada gezindi. “Barut’u bir erkek yapacak olan şey disiplindir, güçtür. Askerî okul, onu hayata karşı hazırlayacak. Benim gibi olacak.” Bu son cümle, Barut Ulu nun kalbinde buz gibi bir ağırlık yarattı. Benim gibi olacak. Bu, onun en çok korktuğu şeydi.Babasının gözlerine cesaretle bakan Barut Ulu düşük bir tonda, “Baba...Ben,” dedi. “Ben ne?” dedi Bahadır. Derin bir nefes aldı Barut Ulu. “Senin gibi olmak istemiyorum.”
Sayfa 44·Kitabı okuyor
1000Kitap
İnternet üzerinden aşağılayıcı, taciz edici ve gözdağı veren mesajlar göndermek, belirli internet sitelerinde çirkin dedikodular yaymak ve birisinin çok özel bilgilerini yaymak siber zorbalık olarak adlandırılıyor ( Willard, 2007). Kimi tahminlere göre internet kullanan ergenlerin neredeyse üçte biri siber-zorbalık yapıyor ( Li, 2007; Scharnberg, 2007). Siber- zorbalık kurbanları üzerinde ciddi psikolojik sonuçlar doğurabilir - örneğin, kaygı, okul fobisi, öz saygı eksikliği ve bazı vakalarda intihar ( Thomas, 2006).
Sayfa 169·Kitabı okuyor
İran Türkleri büyük bir konudur. Türk, Fars, Kürt, Lor, Beluç, Arap ve Ermenilerden kurulu bir ülke olan İran 1925 yılına kadar Türklerin hakimiyetinde iken bu yılda, neferlikten yetişerek yüksek rütbeli subaylığa kadar çık-mış olan Muhammed Rıza adında birisi, İran şahının Fransa'da bulunmasından faydalanarak idareye el koydu ve o günden başlayan Fars milliyetçiliği, İran'daki Türk-leri yok etmeye girişti. Otuz milyon kadar olan (çünkü hiçbir hakiki nüfus sayımı yapılmamıştır) İran nüfusunda en büyük unsur Türkler olduğu halde İran'daki millete "İran Milleti", diline de "İranca" diyerek Türklük yutulmak isten-mektedir. İranda 50-60 bin kadar olan Ermeniler için okul varken 13 milyon Türk için okul yoktur. Türkler dört bölüm olup en büyüğü Azerbaycanlılar-dır. Bunlar Sovyet sınırından başlayıp Tahran'ın yanı ba-şındaki yerlere kadar uzanan bölgede yaşarlarsa da ticaret dolayısıyla İran'ın her yerine dağılmışlardır. İran'ın her yerinde Türkçe konuşulur. İkincisi Hazar kıyısındaki Gü-müştepe bölgesi olup burada yarım milyon Türkmen yaşar. Son yıllarda pamuk tarımı ile zengin olmuşlardır. Üçüncüsü Şiraz çevresindeki Kaşkaylar'dır. Dilleri Türk-menler'in konuştuğu Türkçeye çok benzediği için İlhan-lılar çağında oraya göçmüş Türkmen Türkleri olabilirler. Dördüncüsü Irakı Acem'in bir iki köyünde yaşayan Kalaç Türkleri'dir.
Sayfa 43 - Ötüken, 3 Eylül 1973·Kitabı okuyor