Kartal Han Yılmaz

Kartal Han Yılmaz
@okuma_maratonum
Ars longa, vita brevis Sanat uzun, hayat kısa. İlyada - Homeros nasıl okunmalı? -- #76540602 Sisifos Söyleni - Albert Camus -- #74074940 Rus Edebiyatı Okuma Sırası -- #68128419 Klasik okur. Teknolojiye ilgi duyar. Gündemi ve siyaseti sevmez.
Klasik Okuyucu
Lisans Matematik
19 kütüphaneci puanı
281 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
İnsanlık Tarihini En Büyük Keşfi: "EVRİM"
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2024 09:01
Herkese merhabalar. Bu kitabı okuyabilmek için evrimi öğrenmek konusunda çok büyük motivasyona sahip olmanız gerekiyor. Kitapta gerçekten bilimsel terimler falan çok fazla var. Ayrıca bence bu kitaba başlamadan önce evrim ile alakalı temel bir kaç bilgiye sahip olmak çok önemli aksi takdirde kitabı hiç anlayamazsınız. Anlayamayınca da okumak istemeyeceksiniz doğal olarak. Yani ilk paragrafımın sonu olarak şunu söyleyebilirim; evrimi öğrenmek istiyorsanız ilk bu kitabı okuyarak başlamayın. Charles Darwin 1809 yılında doğmuş ve 1882 yılında vefat etmiş. Bu 73 senelik hayatında belki de insanlık tarihinin en büyük keşiflerinden birini yapmıştır. Evrimi hiç araştırmadıysanız hadi oradan diyebilirsiniz. Ama evrimi ufacık bile araştıran bir kişi yaşadığımız evrenin evrime ne kadar uyumlu olduğunu hemen anlayacaktır. Charles Darwin, teknolojinin ve buluşların o kadar olmadığı 1859 yılında yazmış bu kitabı. Ve evrimi keşfederken bizzat gördüğü ve araştırdığı bulgulardan çok faydalanmış. Ancak kitabında da çoğu yerde geçtiği gibi başka bilim insanlarının çalışmalarına da çok fazla faydalanmış. Peki, bu kadar çok faydalandığı kişi var ise neden evrimi Darwin keşfetmiştir? Aslında evrim isminden bağımsız canlıların değişmesiyle alakalı milattan önce 600 yıllarda Anaksimandros bahsetmiştir. Yani ilk Darwin bu konuyu ele almadı. Ama ilk defa bu kadar detaylı ve araştırmalarla birlikte sunan Darwin’dir. Ayrıca Doğal seçilim konusunu kendinden tamamen emin bir şekilde kitabında çok detaylı açıklamıştır. Darwin’den sonra evrim ile alakalı çok fazla buluş oldu hatta Darwin’in kitabında söylediği bazı şeylerin yanlış çıktığı bile olmuştur. Ama bu konuyu araştırmamıza ve çok faydalı bir şekilde insanların kullanmasına fayda sağlayan yegane kişidir Darwin. Şimdi kitabın içeriğiyle
Türlerin KökeniCharles Darwin · Alfa Yayınları · 20203,149 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dune Rahibeler Meclisi: Seriye Veda Ederken İçimde Kalanlar
9/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2024 10:32
Uf be! Sonunda Dune serisini bitirdim. "Rahibeler Meclisi" ile bu uzun yolculuğa noktayı koymuş bulunuyorum. İlk kitaplar, özellikle "Dune", beni bayağı sarmıştı. O çöl gezegeni, baharat meselesi, entrikalar, felsefi derinlik... Fakat itiraf etmeliyim ki sonlara doğru, özellikle son iki kitapta, seri biraz yordu beni. "Rahibeler Meclisi", serinin diğer kitaplarına göre biraz daha farklı bir yapıda. Daha çok kadın karakterlerin ön planda olduğu, Bene Gesserit tarikatının derinliklerine indikçe insanı şaşırtan bir kitap. Politik entrikalar, genetik manipülasyonlar, gizli planlar... Hepsi var. Ama bir yandan da seriyi baştan beri takip eden biri olarak bazı şeylerin havada kaldığını, bazı olayların yeterince açıklanmadığını hissettim. Yine de "Rahibeler Meclisi", Dune evrenini sevenlerin, özellikle de Bene Gesserit'in gizemli dünyasına meraklı olanların ilgisini çekecektir. Serinin mitolojisine dair önemli detaylar sunuyor ve bazı olaylara farklı bir perspektiften bakmamızı sağlıyor. Ama beklentinizi çok yüksek tutmayın derim. İlk kitaplardaki o büyülü atmosferi bulamayabilirsiniz. Sonuç olarak, "Rahibeler Meclisi" ile Dune serisine veda etmek biraz buruk oldu benim için. Serinin ilk kitaplarını severek okumuştum ve beklentim yüksekti. Fakat sonlara doğru seri biraz dağıldı ve "Rahibeler Meclisi" de beklentilerimi tam olarak karşılayamadı. Yine de Dune evrenini sevenler ve seriyi tamamlamak isteyenler için okunabilir bir kitap.
Dune Rahibeler MeclisiFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20202,340 okunma
Dune Sapkınları: Leto'nun Gölgesi Altında Bir Evren
10/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2024 19:29
Dune serisinin beşinci kitabı "Dune Sapkınları" ile geri döndüm dostlar! Bu sefer, kum solucanlarıyla bütünleşmiş Tanrı İmparator Leto II'nin hükümranlığı sona ermiş, geride bıraktığı karmaşık mirası çözmeye çalışan bir evren buluyoruz. Leto'nun Altın Yol felsefesi, insanlığı durgunluğa ve belirli bir düzene sokmuştu. Fakat onun ölümüyle birlikte, bu düzenin kırılganlığı da gün yüzüne çıkıyor. Bene Gesserit, Tleilaxu ve Ixian'lar gibi güç odakları, yeni şekillenen bu dünyada kendi emellerini gerçekleştirmek için kıyasıya bir mücadeleye girişiyorlar. Duncan Idaho gholaları, Leto'nun planlarının önemli bir parçası olmaya devam ediyor. Her ne kadar hatıraları bulanık ve amaçları tam olarak net olmasa da, bu gholalar etraflarında dönen entrikaların merkezinde yer alıyorlar. Hikayemizin merkezinde, Duncan Idaho'nun en son gholası ve Siona adında gizemli bir genç kadın var. Siona, Leto'nun kontrolünden kaçmayı başarmış bir "vahşi" topluluktan geliyor ve Bene Gesserit'in genetik manipülasyonlarına karşı dirençli olmasıyla dikkat çekiyor. Bu özelliği, onu evrenin geleceği için hayati bir öneme sahip kılıyor. Kitap boyunca, farklı grupların Siona'yı kendi amaçları doğrultusunda kullanmaya çalışmasına tanık oluyoruz. Bene Gesserit, onu Kwisatz Haderach'ı doğuracak bir araç olarak görüyor. Tleilaxu ise, onu kendi genetik deneylerinde kullanmak istiyor. Ixian'lar da, Siona'nın Leto'nun bıraktığı teknolojik mirasın anahtarını çözebileceğine inanıyorlar. Frank Herbert, "Dune Sapkınları" ile yine ustalığını konuşturuyor. Karmaşık karakterler, derin felsefi tartışmalar ve sürükleyici bir kurguyla, okuru adeta büyülüyor. Leto'nun yokluğunda, evrenin nasıl bir kaosa sürüklendiğini gözler önüne seriyor. Aynı zamanda, insanlığın hayatta kalmak için verdiği mücadeleyi, özgür irade ile
Dune SapkınlarıFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20212,805 okunma
Sis: Varoluşsal Bulantının Sisli Perdesi
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2024 14:05
Bugün sizlere Miguel de Unamuno'nun "Sis" adlı romanından bahsedeceğim. Romanı bitirdikten sonra aklınızda kalan tek şey "Sis" gibi olacak, eminim. Romanımız, Augusto Pérez adında bir adamın kafasının içinde dönen fırtınaları konu alıyor. Adamımız, Bilbao'da yaşayan, sıradan bir hayat süren bir profesör. Fakat bu sıradanlığın altında, derin bir varoluşsal sıkıntı gizleniyor. Pérez, hayatın anlamını, ölümden sonrasını, Tanrı'nın varlığını sorguluyor durmadan. Kafası adeta bir sis bulutu gibi, net bir şey göremiyor. Roman boyunca Pérez, aynada gördüğü benliği, sevdiği kadınla olan ilişkisi, hatta okuduğu bir roman karakteri bile onu varoluşsal sorgulamalara sürüklüyor. Bu adam adeta bir deli gibi, kafasının içindeki seslerle savaşıyor. Peki bu romanı neden okumalısınız? Bir kere, "Sis" varoluşçuluk akımının en önemli eserlerinden biri. Unamuno, bu romanda varoluşçu felsefenin temel kavramlarını ustalıkla işlemiş. Romanı okurken, siz de Pérez gibi hayatın anlamını sorgulayabilir, varoluşsal bir kriz yaşayabilirsiniz. Ama korkmayın, bu krizden sağlam çıkacaksınız. "Sis" size yalnız olmadığınızı, bu soruları sorgulayan daha birçok insan olduğunu gösterecek. Belki de bu sorulara kesin bir cevap bulamayacaksınız, ama en azından yalnız olmadığınızı bileceksiniz. "Sis", sadece felsefi bir roman değil, aynı zamanda sürükleyici bir hikaye de. Unamuno, Pérez'in iç dünyasını o kadar canlı bir şekilde tasvir ediyor ki, sanki siz de onunla birlikte bu sorgulamalara katılıyorsunuz. Eğer biraz kafa patlatmayı seven, sıradan romanlardan sıkılan biriyseniz, "Sis" tam size göre. Hazır olun, bu roman sizi derinden sarsacak ve uzun süre etkisinde bırakacak. Unutmayın, "Sis" sadece bir roman değil, bir ayna. Bu aynada kendinizi görecek, varoluşunuzun derinliklerine inecek ve belki de
SisMiguel de Unamuno · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236bin okunma
10/10
·512 syf.··
2024 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2024 08:20
Evet, Frank Herbert’ın kafayı sıyırdığı serinin dördüncü kitabı olan "Dune Tanrı İmparatoru"nu bitirdim. Bu kitapta işler iyice çılgına dönmüş durumda. Yazar, önceki kitapların tozunu attırıp, bizi tam anlamıyla kumların, entrikaların ve felsefenin derinliklerine çekiyor. Hadi gelin, bu çöl fırtınasının içinde neler bulmuşuz bir bakalım. Öncelikle, serinin bu kitabı, diğerlerinden ayrılıyor çünkü Herbert, zamanı 3500 yıl ileri sarmış. Leto II, artık sadece bir insan değil, bir yarı tanrı, yarı kumkurdu hibriti. Adamın gücüne güç katmış, hükümdarlığı altında evren bir "Altın Çağ" yaşıyor ama her altın parlayan şey değildir, değil mi? Leto'nun yönetimi altında huzur var ama bu huzur, özgürlüğün ve insanlığın feda edilmesi pahasına. İşte burada yazar bize, "Güç, özgürlük ve insanlık arasındaki ilişki nedir?" diye sormadan edemiyor. Leto'nun bu despot hükümdarlığı altında, insanlar hem güvende hem de tutsak. Kitap boyunca Leto'nun iç dünyası, düşünceleri ve yaptığı fedakarlıklar anlatılıyor. Her ne kadar bu adam (ya da neyse artık) bazen kafayı yemiş gibi dursa da, onun derin bir planı ve insanlığın geleceği için bir vizyonu var. Bu arada, Duncan Idaho'nun klonlarından birinin daha hikayeye dahil olması, işleri daha da karmaşık hale getiriyor. Idaho, hem geçmişin bağlarını hem de geleceğin umudunu temsil ediyor. Herbert, bu kitapta da beni şaşırtmayı başardı. Adamın dili, betimlemeleri, kurgusu derken kendimi çölün ortasında, Leto'nun yanında hissettim. Son olarak, "Dune Tanrı İmparatoru" sadece bir bilim kurgu romanı değil, aynı zamanda derin felsefi soruları da sorgulayan bir eser. Herbert, güç, özgürlük, insan doğası ve evrenin geleceği hakkında sorular soruyor. Ve tabii ki, bu soruların cevapları kolay değil. Bu kitap, sizi düşündürecek, belki de kafanızı
Dune Tanrı İmparatoruFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20214,149 okunma