Okumaknefes

Okumaknefes
@okumaknefes
Okur yazar.
8/10
·176 syf.·
2021 13. kitabı
Kitabın teması, iç tasarımı, kapağı gerçekten çok hoşuma gitti. Distopik bir eser olmasına karşın aslında 1928 Harf Devrimi ve akabinde yapılan dilde tasfiye çalışmalarını hatırlatmasıyla hem geçmişten ilginç bir gerçekliğe değinmiş oluyor hem de günümüzde hayli revaçta olan “gönüllü cehalet”in geleceğimizi nasıl tehdit ettiğini çarpıcı şekilde ortaya koyuyor. (Henüz okuma fırsatı bulamadım ama Fahreneit 451 ile belli yönlerden benziyor zannediyorum.) Kitabın içindeki sansürlemeler ve dipnotlar çok güzel düşünülmüş, fazlasıyla keyif verdi bana okurken. Hacimli bir eser olmadığı İçin derinlemesine işlenen bir konu yok, ana hatlarıyla geçiyor ve ucu açık bir son ile okuru düşünmeye itiyor. Benim sevemediğim iki nokta oldu kitapta: İlki üslubu. Aslında işlenen fikirle uygun bir dil kullanılmış ancak ben daha “şık” bir şeyler bekliyordum sanırım. İkincisi Olivia’nın hikayesi çok alakasız, gereksiz geldi bana. Evet bir tarafı ana hikayeyle birleşiyordu ama hep bir hareket olmasını beklediğim halde güdük kalması beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Bunlar dışında düşündürücü, farklı, akıcı bir kitaptı. Tavsiye edilir.
Radikal Şıkların SayımıGiacomo Papi · Timaş Yayınları · 2020499 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·99 syf.·
2021 12. kitabı
İlk kez okudum Barış Bıçakçı’yı. Hikayeler kısa ama etkileyiciydi. Bilhassa üslubunu, gündelik hayatın içinden kesitleri dile getiriş biçimini çok sevdiğimi söyleyebilirim. Altı çizili pek çok satır var kitabımda. Ara sıra sayfaları karıştırıp yeniden tatmak istediğim satırlar. 2022’de diğer kitaplarını da okuma listeme ekleyeceğim. Hem öykü severlere hem de benim gibi hikayeden ziyade romanı tercih eden ancak ara sıra kısa hikayelerle farklı lezzetler tatmayı sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Doğum Lekesi Gibi Bir GülümsemeBarış Bıçakçı · İletişim Yayınları · 20212,418 okunma
9/10
·288 syf.·
2021 9. kitabı
Yüksek lisans tezimde faydalandığım, bana farklı bakış açıları sunan bir kaynak oldu. Namık Kemal hakkında yaygın kimi görüşlerin, dönemin hakim tarihi, politik, ideolojik eğilimleriyle nasıl şekillendiğini gerek edebiyat tarihleri gerek yazarın biyografileri gerekse de eserleri üzerinden gayet açık biçimde gösteriyor. İlk bölümü okuması biraz zordu teorik çerçeveyi sunduğu İçin. Ancak sonrası akıcı ve aydınlatıcıydı. Namık Kemal çalışacak kişilerce bence mutlaka okuması, gözardı edilmemesi gereken bir çalışma.
Tanzimat ve Meta-Tarih: Namık Kemal'in Tarih Anlatılarının PoetikasıEmrah Pelvanoğlu · Vakıfbank Kültür Yayınları · 20185 okunma
9/10
·336 syf.·
2021 8. kitabı
Duygulara dair farkındalığı artıran güzel bir kitaptı. Daha önce Kusursuz Ebeveyn Yoktur’u okuyup çok beğenince bunu da okumaya karar verdim. İçinde belki en sevdiğim kısım korkular üzerine olan bölümdü. Korkular insanın hayatını ele geçirebildiği gibi eğer kontrolü ele alırsak geleceğe dair öngörülü davranıp hazırlık yapmamızı sağlayacak en önemli etkenlerden biri olabilir diyor yazar. Sadece bu bölüm bile içimdeki korkuları gözden geçirip farklı biçimde bakmamı sağladı ve çok faydalı oldu benim için. Bunun dışında kimi duyguların başka duyguları örtmek için istemsizce ortaya çıktığını, kadının annelik deneyimindeki hislerini, çocuklukta alınan duygusal yaraların nasıl bütün bir hayatımıza tesir edebildiğini göstermesi/ hatırlatması açısından da güzeldi. 9 puan verdim çünkü ağırlıklı olarak bu türde kitaplar okuduğum için yer yer tekrar gibi bulduğum noktalar oldu. Bir de duygusal zekaya dair verdiği test/ ölçek görselleri biraz daha işlevsel olabilirdi yaparken zorlandım. Genel olarak yazarın bu ve diğer kitaplarını tavsiye ediyorum. IQ’ya takılıp kalmış toplumlara farklı bir perspektif sunuyor.
Kalp ZekasıIsabelle Filliozat · Pegasus Yayınları · 2017395 okunma
Bize Göre
8/10
·144 syf.·
2021 7. kitabı
Üslubunu oldukça beğendim. Bir edebiyatçı olarak hep şair kimliğiyle tanıdığım İçin düzyazısından böyle keyif alacağımı düşünmemiştim. Güzel bir tat bıraktı dimağımda. 1928 Türkiye’sine ve dünyaya bir bakış niteliğinde bir eser ve hızlı akıyor. Yazılar kısa. Ancak kağıt israfı diyebileceğimiz kadar boşluklar bırakılmış, bu noktada dikkat edilebilirdi. Son olarak, yalnızca yazarın kadına, kadınlara bakış açısı yer yer rahatsız etti beni. Eril bir göz olması doğal ancak günümüz kadınınca yadsınması da bir o kadar tabii. Sırf güzel üslubu ve o günlere dair kesitler sunması açısından bile okunmaya değer bana kalırsa.
1000Kitap
Bize Göre ve Bir Seyahatin NotlarıAhmet Haşim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,814 okunma