Hayatta haz ve ihtişam nedir? Lamba yandığı sürece hayat bir saatliğine aydınlanır.Fakat ruhun ışığı, kalbin sınırsız boşluğunu sonsuza dek aydınlatan yıldızlar gibidir.
Bir insanın, bir diğerinin kalbini anlayacağına dair beslediği umuttan daha beyhude hiçbir kuruntu yoktur, kimse bizi adaletle yargılayamaz ve kimse ama hiç kimse, en yakınlarımız bile bizi anlayamaz! Bu dünyadan göçüp gittiğimizde, geç kalmış bir pişmanlık başlar. Hem dost hem düşman, bize dair affedecekleri ne kadar az şey olduğunu düşünür!
Talihsizliklerden alınacak ders, her zaman yararlı olmuyordu; bazen yatıştırıp iyi gelse de genellikle duygusuzlaştırıp yanıltıyordu. Kaderin bize etrafımızdakilerden daha acımasız olduğunu hissettiğimizde, kendi davranışlarımızın da eşit derecede şiddetli olabileceğini kabul etmiyoruz; dünyayı düşmanımız olarak görmeye, nispet yaparcasına, uysal yanımızla mücadele vermeye ve adaletsizlik hissiyle kolayca gelişebilen karanlık tutkulara kapılmaya daha meyilli oluyoruz.
"İlme hevesli herkes bilir ki hiçbir bilgi değersiz değildir. Değersiz olan sizsiniz, sizi şişko, şişirilmiş şeyler; lüksün köleleri, uyuşuk Zihinliler. Boş hislerden başka hiçbir şey üretmeyen sizler, zihninizin verimsiz topraklarında mersin ağaçları, defneler bitecek sanırsınız. Hayır! Sadece bilge zihinler bunun tadına varabilir."