...
️Herkese Merhabalar,
️Yeni tanıştığım bir yazar İsmail Kadare. Değişik bir tarza ve üsluba sahip. Sayfa sayısı fazla olmamasına rağmen bahsedilen durumların fazlalığı romanın çok daha uzun olduğu intibaı veriyor size.
️Kitabın bazı yerlerinde Falih Rıfkı, bazı yerlerinde Haruki tadı aldım gibi geldi bana. Hatta okuyanlarınız olursa, kitabı kafamda tam bir yere oturtmak için tartışmak isterim.
️Bir kere okunup fikir sahibi olunabilecek bir yazar değil kesinlikle. Bir derinliğe sahip olduğu daha ilk cümlelerden kendini açık bir şekilde hissettiriyor. Ayrıca kitaba tam hâkim olunabilmesi açısından Arnavut kültürü ve Arnavutluk tarihi hakkında az da olsa bilgi ve fikir sahibi olunması gerektiğini düşünüyorum. Rahmetli dedemin Arnavut asıllı olmasına rağmen ben de bu konuda ne kadar eksik olduğumu görme fırsatı yakaladım.
️Hikâye, İkinci Dünya Savaşı zamanlarında bir doktor ve Alman komutan etrafında dönüyor ekseriyetle. Bu çerçevenin içerisinde savaş zamanlarının Arnavutluk’u ve değişen toplumsal yapı ile rejim biraz karışık olsa da sunulmak istenmiş okuyucuya.
️Şehrin ünlü doktorunun, şehri almaya gelen Alman birliğinin komutanı ile fakülte arkadaşı olması ve komutanı akşam yemeğinde ağırlaması ile başlayan söylenti fırtınasının, uluslararası bir komplonun parçası olabileceği şüphesiyle zindanlarda biten hikâyesi.
️Baskıcı ve totaliter rejimlerin tarihin yazımı aşamasında bu duruma nasıl müdahil olduklarından ve istedikleri yönde bir tarih yazımı için nasıl baskıcı bir yönetim sergilediklerinden az da olsa dem vurmak isteyen yazar, otoriteler tarafından çok önemli bir yerde görülmekte. Değerli ve kendini ispat etmiş bir yazar hakkında haddimi aşıp eleştirmek yerine, yazarı daha iyi anlayabilmek için birden fazla kez okunmasının daha doğru olacağını düşündüğümden çok