Taş Kentin Düşüşü

İsmail Kadare
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
168
Basım Tarihi:
Mayıs 2015
İlk Yayın Tarihi:
2008
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
Orijinal Adı:
Darka e gabuar
Orijinal Dil:
Arnavutça
Orijinal Ülke:
Arnavutluk
ISBN:
9786059908801
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·168 syf.··
2018 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2018 16:34
... ️Herkese Merhabalar, ️Yeni tanıştığım bir yazar İsmail Kadare. Değişik bir tarza ve üsluba sahip. Sayfa sayısı fazla olmamasına rağmen bahsedilen durumların fazlalığı romanın çok daha uzun olduğu intibaı veriyor size. ️Kitabın bazı yerlerinde Falih Rıfkı, bazı yerlerinde Haruki tadı aldım gibi geldi bana. Hatta okuyanlarınız olursa, kitabı kafamda tam bir yere oturtmak için tartışmak isterim. ️Bir kere okunup fikir sahibi olunabilecek bir yazar değil kesinlikle. Bir derinliğe sahip olduğu daha ilk cümlelerden kendini açık bir şekilde hissettiriyor. Ayrıca kitaba tam hâkim olunabilmesi açısından Arnavut kültürü ve Arnavutluk tarihi hakkında az da olsa bilgi ve fikir sahibi olunması gerektiğini düşünüyorum. Rahmetli dedemin Arnavut asıllı olmasına rağmen ben de bu konuda ne kadar eksik olduğumu görme fırsatı yakaladım. ️Hikâye, İkinci Dünya Savaşı zamanlarında bir doktor ve Alman komutan etrafında dönüyor ekseriyetle. Bu çerçevenin içerisinde savaş zamanlarının Arnavutluk’u ve değişen toplumsal yapı ile rejim biraz karışık olsa da sunulmak istenmiş okuyucuya. ️Şehrin ünlü doktorunun, şehri almaya gelen Alman birliğinin komutanı ile fakülte arkadaşı olması ve komutanı akşam yemeğinde ağırlaması ile başlayan söylenti fırtınasının, uluslararası bir komplonun parçası olabileceği şüphesiyle zindanlarda biten hikâyesi. ️Baskıcı ve totaliter rejimlerin tarihin yazımı aşamasında bu duruma nasıl müdahil olduklarından ve istedikleri yönde bir tarih yazımı için nasıl baskıcı bir yönetim sergilediklerinden az da olsa dem vurmak isteyen yazar, otoriteler tarafından çok önemli bir yerde görülmekte. Değerli ve kendini ispat etmiş bir yazar hakkında haddimi aşıp eleştirmek yerine, yazarı daha iyi anlayabilmek için birden fazla kez okunmasının daha doğru olacağını düşündüğümden çok
Taş Kentin Düşüşüİsmail Kadare · Kırmızı Kedi Yayınları · 201571 okunma
10/10
·168 syf.·
2020 58. kitabı
Tarihi ve ayrıca kurgulanmış bir eser. 1943 yılında nazilerin italyaya girmek için arnavutluktan geçişini baz alan eser, Taş Şehir de denen Grijokaster şehrinin o atmosferdeki ruh halini ve bu olaydan sonrası zamanı anlatıyor. Aslında Tarihi romanların bu şekilde kurgulanışı eseri tarihin nesnelliğinden koparsa da okuru büyülemek için yeter de artar bile. Bence harika bir yaratım ortaya koymuş yazar. Eser çok karmaşık görünse de sonlara doğru her şey berraklaşıyor. İhsan Oktay Anarın Puslu Kıtalar Atlası gibi hayal ve gerçek birbirine dolanıp duruyor. Yazar eskilerin çocukları uyuttuğu bir masal üzerinden yola çıkarak, eserim kahramanını dönemin savaş ortamını anlatmak için bir sembol olarak kullanıyor. Arnavutluğun yakın ve uzak tarihini muhteşem bir şekilde harmanlayan yazar, o dönemlerdeki hain ve vatanseverlerini birbirine karıştırarak okurun bilincini karşıtlıklar yaratarak hep dinç tutuyor. Komünizmin ve Nazizmin yıktıklarını da gözler önüne seren yazar yakın tarihi özellikle de 2.Dünya Savaşının atmosferini okura yaşatıyor bir nebze. Ama olaylar çok karmaşık. Ta ki eserin sonuna gelince. Puslu Kıtalar Atlasını anıştırdığı için de ayrıca daha çok sevdim eseri.
Taş Kentin Düşüşüİsmail Kadare · Kırmızı Kedi Yayınları · 201571 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2016 11. kitabı
Cino del Duca ve Man Booker International ödüllü Arnavut yazar İsmail Kadare, Ölü Ordunun Generali, Taş Kentin Kroniği, Rüyalar Sarayı ve İbret Taşı gibi dünyaca ünlü romanlar yazmıştır. Adı birkaç kez Nobel Edebiyat Ödülü adayları arasında gösterilen yazar, Taş Kentin Düşüşü’nde bizi yine memleketine, anlatmaktan asla usanmadığı o Taş Kent’e, Ergirikasrı’na götürür. Nazi işgali, isyanlar, bombardımanlar, idamlar, komünist rejimin kurulması, sorgular ve işkenceler arasındaki hayatı kendine has üslubuyla anlatır. Kadare’nin düğünler ve cenazeler, şölenler ve çarpışmalarla dolu romanlarını okurken, anlatmaktan bıkmadığı Taş Kent’in aslında dünyanın ve hayatın ta kendisi olduğunu fark ederiz. Bütün faciaları, gülünçlüğü, acımasızlığı ve güzelliğiyle bütün bir dünya ve bütün bir tarih, bu taş kenttedir.
Taş Kentin Düşüşüİsmail Kadare · Kırmızı Kedi Yayınları · 201571 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2021 73. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2021 15:16
Arnavutluk Edebiyatı Ikinci Dünya Savaşı yıllarında ve sonrasında küçük bir kent olan Gjirokaster kentinde yaşayan iki doktor un hayatı uzerinden Arnavutluk un 20. Yy 'daki tarihini, dönemin aktif kişilerini, Sscb, Almanya ve Italya nin doğu avrupadaki bir ülke de iktidarları uğruna yaptıklarını yarı gerçek yari kurgu şeklinde anlatan farklı bir eser. Ismail Kadare sayesinde Arnavutluk Edebiyatı okumuş oldum.
Taş Kentin Düşüşüİsmail Kadare · Kırmızı Kedi Yayınları · 201571 okunma
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2022 45. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2022 00:00
Yıl: 1943 Yer: Arnavutluk-Ergirikasrı (Gjirokastër) Gümüş Kale olarak bilinen bu yerde birbiriyle kan bağı bulunmayan ancak aynı soyadını taşıyan, birbirleriyle sürekli kıyaslanan iki doktor yaşıyor. Biri Almanya’da diğeri İtalya’da eğitim gören Gurameto’lar. Farklılıkları ise lakaplarını oluşturuyor: Büyük Gurameto ile Küçük Gurameto. Aralarındaki rekabeti okuyacağımızı sanıyoruz ancak öyle bir zamanda öyle şeyler oluyor ki o gümüşten kaleyi andıran taş kent sallanmaya başlıyor, önce İtalyan askerlerinin postallarıyla oluyor bu sallanma, ardından Almanlar geliyor. Bitti mi sandınız? Hayır. Sırada Ruslar var. Kente giren her yabancı, düzeni de değiştiriyor elbet. Yandaş ve düşman saflarını da. Değişmeyen tek şey kulaktan kulağa yayılan bir merak: 16 Eylül 1943’te Büyük Gurameto’nun evinde yaşananlar. . Geçtiğimiz ay Rüyalar Sarayı adlı eseri ile tanıdığım İsmail Kadare, Taş Kentin Düşüşü’nde de gerçek ile düş arasında bir bağ kuruyor. Kadere, ‘düşüş söz konusu olduğunda hangi yöne olduğunun bir önemi var mı?’ diye soruyor temelde. Her ne kadar tarihi olaylara da değinse bir pus var, yaşananları tüm çıplaklığı ile görmeyi engelleyen. O pus, dile hareket katıyor eserde ancak kitaba girişi biraz zorlaştırıyor, okuma yer yer sekteye uğruyor. . Yazarın diğer eserlerini de edinecek miyim? Evet. Çünkü Kadere’nin okuru bir şekilde eseri düşünmeye iten, bahsettiği toprakları merak ettiren, geçmişi canlı tutabilen bir dili olduğu kesin! . Ece Dillioğlu çevirisiyle~
Taş Kentin Düşüşüİsmail Kadare · Ketebe Yayınevi · 202271 okunma
Puan vermedi·168 syf.·
2026 384. kitabı
Var olmaktan vazgeçmiş bir zamanın içindeydik. İsmail Kadare "Tarih ve kurmacanın buluştuğu bir rüyalar dünyası... İsmail Kadare’nin konusu, her zamanki gibi, geçmişin şimdideki varlığı.. İkinci Dünya Savaşı sırasında yazarın doğum yeri olan Arnavutluk'un tarihi kenti Gjirokastër (Ergiri - Taş Kent) ekseninde geçer. Otoriter yönetimlerin absürtlüğünü ve savaşın bireyler üzerindeki etkisini trajikomik bir dille ele alır.  İsmail Kadare Savaş ve İşgal: Savaşın en gergin anlarında, ölüm makinesi gibi çalışan düşman ordusunun kentin sınırına dayanması anlatılır. Tarihin Çarpıtılması: Tarihi kendi ideolojik çıkarlarına uydurmak isteyen otoritelerin, sıradan olayları ve sofraları bile nasıl tehlikeli bir siyasi araca dönüştürdüğü gözler önüne serilir. Savaştaki belirsizlik ortamında kasaba halkının, işgalcilerin ve yöneticilerin içine düştüğü absürt durumlar, kara mizah ile harmanlanarak işlenir.  Arnavutluk'un efsaneleri ve tarihsel zenginliğiyle beslenen bu yapıtı, gerıde bıraktık "Taş Kentin Düşüşü ’nde bizi yine memleketine, anlatmaktan asla usanmadığı o Taş Kent’e, Ergirikasrı’na götürür. Nazi işgali, isyanlar, bombardımanlar, idamlar, komünist rejimin kurulması, sorgular ve işkenceler arasındaki hayatı kendine has üslubuyla anlatır. Kadare’nin düğünler ve enşölenler ve çarpışmalarla dolu romanlarını okurken, anlatmaktan bıkmadığı Taş Kent’in aslında dünyanın ve hayatın ta kendisi olduğunu fark ederiz. Bütün faciaları, gülünçlüğü, acımasızlığı ve güzelliğiyle bütün bir dünya ve bütün bir tarih, bu taş kenttedir." İlgiyle okundu Taş Kentin Düşüşü
Roman-Edebiyat
Taş Kentin Düşüşüİsmail Kadare · Ketebe Yayınevi · 202271 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2022 31. kitabı
Yıl 1943. 2. Dünya Savaşı'nın olduğu zamana gidiyoruz. Arnavutluk'taki 'Taş Kent' olarak bilinen Ergirikasrı’na,tarih ve kurmacanın bir arada yer verildiği bir hikâyeye tanıklık ediyoruz. Büyük Doktor Gurameto ile Küçük Doktor Gurameto. Onlar,şehrin iki ünlü cerrahı. Küçük Doktor İtalya’da eğitim görürken,Büyük Doktor daha ağırbaşlı olan Almanya’da eğitimini tamamlamıştır. Birbirleriyle kıyaslanan bu iki cerrahın,aralarında herkesçe bilinen bir rekabet mevcut. 2.dünya savaşında Arnavutluk’un İtalyanlar tarafından işgali ya da kimilerine göre Arnavutluk’un İtalya’ya katılmasıyla birlikte müttefiki olan Almanya’yı kaybederek,Ergirikasrı şimdiki adıyla Gjirokaster,Almanya’nın saldırısı sonucu dengesini kaybeder ve rehin alınan halkla birlikte şehirde bir kaos başlar. Kentin düşüşü beklenirken,Büyük Doktor Gurameto,evinde Alman subaylar için bir “Akşam Yemeği” düzenler. Herkes tarafından detayları merak edilen bu yemek,tüm kentte konuşularak dilden dile yayılır. Arnavut Edebiyatı ile tanışma kitabım olan bu kitap,İsmail Kadare’nin kalemi ile,Arnavutluk tarihini,Stalin’in ölümünü,İsa peygamberin “Son Akşam Yemeği’ne atıfta bulunan bir “Akşam Yemeği” gizini,Nazi işgalini,kurulan kominist rejimleri,işkenceler ve sorgular içerisindeki hayatın aslında ta kendisini anlatıyor.
Taş Kentin Düşüşüİsmail Kadare · Ketebe Yayınevi · 202271 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

İsmail KadareYazar · 16 kitap
İsmail Kadare (d. 28 Ocak 1936, Ergiri), 1992'de Uluslararası Cino del Duca Ödülü'nü ve 2005'te Man Booker Uluslararası Ödülü'nü kazanan Arnavut yazardır. İsmail Kadare Arnavutluk'un güneyindeki Ergiri kentinde dünyaya geldi. Babası bir mahkeme mübaşiriydi, annesinin babası varlıklı ve eğitimli bir aileden geliyordu. Kadare çocukluğunu ve doğduğu, büyüdüğü Gjirokastër (Türkçesi: Ergiri) kentini, Taş Kentin Günlüğü isimli romanında anlatır. Arnavutluk'ta 2. Dünya Savaşı sonrası komünist rejim kurulduğunda Kadare 8 yaşındaydı ve bu rejimin içinde yetişti. Romanlarında komünist toplum konuları sık sık geçer. Öğrencilik yıllarındaki yazı denemelerinden sonra, Tiran'da edebiyat fakültesinde ve kısa bir süre için Moskova'da Maxim-Gorki Edebiyat Enstitüsünde okudu. 1960'lı yıllarda Kadare şiir alanında ün kazandı. Esas ününü ise 1964 yılına yayınlanan ve başrolünü (Marcello Mastroianni)'nin oynadığı bir filme de uyarlanan Ölü Ordunun Generali isimli romanıyla kazandı. Bunu yurtdışında da büyük ilgi gören pek çok diğer romanı izledi. Arnavutluk'taki komünist yönetim romanlarına sansür uyguladıysa da, ünü dolayısıyla belirli ölçüde bir dokunulmazlığa sahipti. 1990 yılında Ramiz Alia yönetimine karşı protesto olarak daha önceleri de pek çok kez gittiği Fransa'ya iltica etti. 1999'da Arnavutluk'a geri döndü ama Paris'te de bir dairesi bulunmaktadır. 1992'de Cino Del Duca ödülünü kazanan Kadare'ye, 1996'da Fransa'daki "Academy of Moral and Political Sciences"a ömür boyu üyelik hakkı verildi. 2005'te Man Booker Uluslararası Ödülü'nü, 2009'da Asturias Prensliği Ödülü'nü, 2015'te Kudüs Ödülü'nü kazandı. Adı birkaç kez Nobel Edebiyat Ödülü adayları arasında geçen Kadare'nin kitapları 45'tan fazla dile çevrildi. Yıllar süren sağlık sorunlarının ardından Kadare, 1 Temmuz 2024'te Tiran'daki bir hastanede kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Türkçe yayımlanmış eserleri Ölü Ordunun Generali (1963) Taş Kentin Günlüğü Düğün (1968) Şenlik Kurulu Canavar Piramit (1992) Kosova'ya Üç Ağıt (1998) Kaza (2010) Rüyalar Sarayı (1981) Kuşatma (1970) İbret Taşı (1978) Taş Kentin Düşüşü Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/İsmail_Ka...