Onun için kardeşi hep daha dün öldü. "Zaman her şeyin ilacı," dediler defalarca. Aslında böyle gecelerde tam aksine zamanın hiçbir şeye ilaç olmadığını idrak ediyor. Zaman acıyı derinleştirip canlandırıyor, her defasında daha yoğun biçimde.
Ülkeleri onları sağlam seviyordu, iyi çalışan makine seviyordu. Değişikleri sevmiyordu. Onlar için hiçbir şey öngörmemişti. Okullar onlara kapılarını kapatıyordu, ulaşım araçları donanımlı değildi, yollar birer tuzaktı.
Çocuğun yanındayken hayatı kaçırmak kaygısıyla onu çabuklaştırmaya uğraşmıyordu. Hayat, oradaydı, bir nefes mesafede; ne ürkek ne de savaşçı, sadece orada.