"Kendinin efendisi olmaya bak, başkasına çalışma! Ağırbaşlı ol, beladan kaçın, ama tuttuğun her şeyde diren. Önce başkalarının ne dediğine bak, söylenenlere kulak ver, sonra sana doğru görüneni yap."
Çeşitli duyguları içeren ve canlı bir yürek gibi atan sevgi; içimde perde perde sönüyor, onun yerini herkese karşı için için beslenen nefret ateşinin mavi alevleri alıyordu.
Hoşnutsuzluk yüreğimi irin gibi kaplıyor, o kasvetli, o cansız, o saçmasapan dünyada yapayalnız kalma duygusu beni gittikçe dibe doğru çekiyordu.
Çocukluğumu hatırlarken, kendimi bir bal peteği gibi düşünmek hoşuma gidiyor; hayal meyal aklımda kalmış basit insanlar, yaşam hakkındaki düşüncelerinin, bilgilerinin balını getirip bu peteğe bırakarak, karakterimin oluşmasına kendi deneyimleriyle katkıda bulunmuşlardır.
Çoğu kez bu balların içine pis olanı, acı olanı da karışmıştır ama varsın karışsın, en ufak bilgi kırıntısı bile baldır ya, yine de..