" Yapayalnızım ben, hiç kimsem yok! Konuşacak kimse olmadı mı, içinizde birikenler kabarır, kabarır, en sonunda taşıverir işte... O zaman konuşmadan duramazsınız, önünüze ağaç da çıksa, taş da çıksa konuşursunuz..."
Hakikati seviniz, o da sizi sever; hakikati arayınız, o da sizi arar ve yalan, üstüne Çin setleri gibi duvarlar örtsün, altında kalan hakikat ince bir iniltiyle, hafif bir rüzgar dalgasıyla, herhangi bir küçücük işaretle mevcudiyetini bildirir ve " burdayım " der.