George Orwell 1984 kitabını çoğunuz okumuş veyahut duymuşsunuzdur.1984 romanı politik anlamda devrim niteliği taşıyan bir romandır. Büyük Birader ve Düşünce Polisi gibi kavramları kazandıran ve günümüze kadar gelmesini sağlayan ünlü romanda politika ve beyin yıkama üzerine mükemmel bir konu işleniyor.İçerisinde bulunduğu yaşamın distopya bir yaşam olduğu açıkça belli,düşünsenize yaptığınız her şey birileri tarafından izleniyor ve her daim sizi kontrol altına alıyorlar. Bu kadar engel ve yasak varken kendinizi nasıl özgürce ifade edersiniz? Kitabın ana karakteri olan Winston bu distopya’yı her ne kadar kabul etmiş gibi görünsede aslında asla içinde bulunduğu yaşam onu mutlu etmez. Winston, bu sisteme rağmen düşüncelerini ifade etmek isteyen Okyanusya’nın parçalara ayrılan sisteminde “Hakikat” diye adlandırılan binada çalışan bir memurdur.Winstonun kendini ifade ettiği tek yer günlüğüdür.Kısacası Winston hiçbir şeyi kabul etmese bile hikayenin sonunda gördüğü işkenceler sonucunda adeta bir kukla misali Büyük Birader ve parti ne diyorsa onlar haklıdır diyor .Ne yani şimdi bunun adı güç mü ?yoksa distopya mı ? Açıkçası kitap okunmaya değer sağlıcakla kalın