Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Üstad’ın kalemindeki o güç gerçekten bambaşka...
"Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu"nu okurken bir kez daha hayran kaldım. Üstad bu kitap için "İdeolocya Örgüsü'ne bağlı olarak en başa alınması gereken verimlerimden biri" diyor. Zaten okurken o ağırlığı ve derinliği her satırda hissediyorsunuz.
Aslında bu eser; Üstad'ın bir Ramazan ayında, teravihten sahura kadar tam 12 saat süren o muazzam konferanslarının teyp kayıtlarından derlenmiş. Yani o samimiyet, o heyecan doğrudan o mübarek gecelerin ruhundan geliyor.
Kitapta insanların "Batı, Batı" diye öve öve bitiremedikleri o milletin, aslında nasıl sadece "kuru bir akılla" hareket ettiklerine şahit oluyoruz. İslam’ın nurundan mahrum kalan o beyinlerin, dinle ilgili bir mevzu açıldığında nasıl tıkandıklarını Üstad öyle güzel deşifre ediyor ki...
Tabii Üstad bu hesaplaşmayı yaparken kendi şeyhi Arvâsi Hazretleri’nin o zekayı donduran dehasına değinmeyi de ihmal etmemiş. Hani şu meşhur "Toz" meselesi... "Bu asırda her yer toz toprak, namaz nasıl kılınır?" diyenlerin o sinsi bahanelerini, Efendisinin o berrak mantığıyla nasıl yerle bir ettiğini okumak müthiş bir duygu.
Batı'nın maddesine hükmedip, İslam'ın ruhuna ram olmak... Aklın bittiği yerde hikmetin nasıl başladığını görmek isteyen bu esere mutlaka bakmalı.