Muharebe öncesi kampanya sürecinde yamyam, katil, acımasız ve haydut olarak tanımladıkları Türk toplumu öncülerinin, her türlü ayrılığa rağmen düşman ölülerine bile saygı duyduklarına Papalık müessesesi bizzat şahit olmuştur.
Enver Paşa, gençlerin orduya hız kazandıracağını düşünmekte ve göreve geldikten birkaç gün sonra yapmış olduğu toplantıda; “Bir subayın görevi süslü bir üniforma ile boy göstermekten ibaret değildir. Asker olmak, talim ve terbiye, bilim ve sanat ve hepsinden önemlisi cesaret ve çok çalışmak demektir. Bu meziyetler ancak gençlerde bulunur ve yine gençler öğrenmek ve çok çalışmak yeteneğine sahiptir.” diyerek zihninde kurguladığı tasfiye ve gençleştirme faaliyetini kısaca özetliyordu.