Evliliğin ardından bir ilişkinin gidebileceği iki yol vardır. Ya yavaş yavaş büyüyen derin dostluk hissi ve sürekli tazelenen aşk ateşiyle ilişkilerin en derini, en hassası ve en tatlısına ulaşılır ya da bunun tam tersi olur, aşk ateşi söner, dostluk büyüyemez ve ilişkinin bütün güzelliği kül olur gider.
Belki birine içini dökmeyi, bütün bu hissettiklerini anlatmayı dilerdi. Ama bulutlar gibi şekil, rüzgârlar gibi de yön değiştiren, kendi kendine bile adlandıramadığı bir huzursuzluktan nasıl bahsedecekti ki? Sözcükleri yoktu, olanağı yoktu, cesareti yoktu.
Yavaş yavaş günler günleri, mevsimler mevsimleri kovaladı, kış geçti, bahar geldi, yaz geçti, güz geldi; her şey azar azar, parça parça aktı, geçti, yaralar kapandı.