Büşra

Büşra
@okurvari
Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız
Antalya
109 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·456 syf.··
2026 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 00:00
Eserimiz, 1915’ler ve sonrasında Arap Yarımadası’nda dönen büyük oyunu olduğu gibi anlatıyor. İngiltere’nin Mısır işgaliyle birlikte bölgede nasıl adım adım ilerlediğini, istihbarat ağlarını nasıl kurduğunu ve Arap yöneticilerle hangi hesaplar üzerinden yol yürüdüğünü okudukça bugün hâlâ etkisini hissettiğimiz planların temellerinin o günlerde nasıl ve hangi şartlarda atıldığı net bir şekilde ortaya konuyor. Anlatım akıcı ama okuduklarım beni gerçekten sarstı; birçok yerde durup düşünmek zorunda kaldım. Topçu Yüzbaşı Kâmil Bey’e yapılanlar, demir yollarına döşenen mayınlarla gerçekleştirilen katliamlar, Şeyh Avuda’nın Türk askerlerini katletmekten yorulup esir aldığı bölümler… Bu kısımlarda sinirden kitabı defalarca elimden attım. Büyük oyunun küçük adamı Şerif Hüseyin ve oğullarının İngilizlerle nasıl iş tuttuğunu okumak onlara olan öfkemi daha da artırdı. Bir yanda Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa’nın Medine’deki onurlu direnişi, diğer yanda şehit edilen ecdadımız… Kitap, aynı zamanda o dönemde yaşanan büyük istihbarat açığımızın nelere mal olduğunu da açıkça gösteriyor. Arap İsyanı’nın arka planını gerçekten anlamak isteyenler için rahatsız edici ama mutlaka okunması gereken bir çalışma. İncelememin sonuna gelirken Fahrettin Paşa ve bu uğurda şehit olan ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyorum.
İngiliz Arşiv Belgelerinde Arap İsyanıİsmail Köse · Kronik Kitap · 2018131 okunma
Puan vermedi·169 syf.··
2025 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2025 22:23
Kitapta özellikle Ermeni meselesi çok geniş yer tutuyor. Talât Paşa, bu konuda yalnızca kendi görüşlerini aktarmakla kalmıyor; belgeler, resmi raporlar ve hatta Rus subaylarının tuttuğu notlarla iddialarını destekliyor. İlginçtir ki, Ruslar düşman olmalarına rağmen Ermenilerin yaptıklarından o kadar rahatsız olmuşlar ki, okurken insanın içi kalkıyor, midesi bulanıyor. Talât Paşa anılarında sadece kişisel yaşantısından değil, aynı zamanda dönemin siyasi atmosferinden, uluslararası ilişkilerinden ve o dönemde yaşanan büyük kırılmalardan da bahsediyor. Özellikle İngiliz subayı Aubrey Herbert ile yaptığı konuşmalar, dönemin dış politikasına dair ışık tutuyor diyebiliriz. Ayrıca kitabın sonunda yer alan fotoğraflar da kitaba farklı bir hava katmış. Ancak bu kitabı sadece bir hatıra olarak değerlendirmek yanlış olur. Çünkü daha çok bir müdafaa metni gibi. Bu nedenle salt hatıra okumak isteyenler için biraz yavan gelebilir. Ben Talât Paşa’yı önceden araştırmış ve Arif Cemil Denker’in Talât Paşa’nın Son Günleri kitabını da okumuş biri olarak bu durumdan rahatsız olmadım. Ama yine de okumayı düşünenlere küçük bir bilgilendirme olsun istedim. Genel olarak, dönemi merak edenler için oldukça kıymetli bir kaynak. Özellikle belgelerle desteklenen bölümleri tarihsel açıdan dikkatle okunmalı. Bu yüzden döneme ilgi duyanlara gönül rahatlığıyla önerir, keyifli ve okumalar dilerim
Tarih
Talat Paşa'nın AnılarıAlpay Kabacalı · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2013518 okunma
Puan vermedi·413 syf.··
2021 26. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2021 00:46
Cengiz Aytmatov’un kalemini her kitabında biraz daha seviyor, onun anlattığı dünyaya, bozkıra her seferinde biraz daha bağlanıyorum. Gün Olur Asra Bedel de bu hayranlığımı perçinleyen eserlerden biri
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202655,9bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 5. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2025 21:00
Samipaşazade Sezai, bu eserinde bir cariyenin hatta kitapta belirtilen adıyla bir halayığın, acı dolu, oradan oraya savrulan hayatını anlatırken bir taraftan da Tanzimat döneminin kölelik düzenini eleştiriyor. İsmi bile satıldığı evdeki hanımı tarafından verilen küçük Dilber’in, bir mal gibi oradan oraya satılması ve çektiği eziyetler, okurken beni oldukça etkiledi. Küçük bir çocuğun böyle bir hayat yaşaması, hangi dönemde olursa olsun gerçekten iğrenç bir durum. Anlatımına gelecek olursam, cümleler uzun, betimlemeler fazlaydı ancak dönemin gereğine göre bu dili gayet normal karşılamak gerekiyor. Hem bu üslup, dönemin atmosferini hissetmemizi sağladığı için kitabın akıcılığını arttırıyor bence. Sergüzeşt, yazıldığı dönemde toplumsal eleştirilerin odağı olmuş, hatta Samipaşazade Sezai’nin II. Abdülhamid döneminde göz hapsine alınmasına ve bu baskılara dayanamayarak Paris’e gitmek zorunda kalmasına yol açmış bir eser. Kitabı, benim gibi edebiyatımız klasiklerine ilgi duyan herkese gönül rahatlığıyla tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.
SergüzeştSamipaşazade Sezai · İş Bankası Kültür Yayınları · 202356,4bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2025 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2025 00:49
Bazı kitaplar insanı alıp başka bir döneme götürür; Babalar ve Oğullar da tam olarak böyle bir kitap oldu benim için. Turgenyev, babalar ve oğullar arasındaki fikir çatışmalarını öyle güzel işlemiş ki bir yanda Bazarov’un sert, her şeyden nefret eden nihilist kişiliği, diğer yanda Arkadiy’in ara bulucu ve duygusal dünyası arasında gidip geldim. Ayrıca, bilindiği üzere bu kitap, nihilizmin edebiyattaki öncüsü sayılıyor. Anlatımına gelirsek, yer yer durağan ilerleyen bir kitap ama asla sıkıcı değil. Hatta bu durağanlık, karakterleri çözmek ve onların dünyasını daha iyi anlamak için bir fırsat gibi. Turgenyev, bazı bölümlerde de karakterlerle okuyucu arasında zıtlıklar oluşturuyor. Öyle ki, sanki karakteri karşınıza alıp sorular sormak istiyorsunuz. Mesela ben, Bazarov’u karşıma alıp, “Her şeyi bu kadar keskin bir şekilde reddetmek doğru mu? Hayat sadece akıl ve mantıkla nasıl yürür, duygulara da yer açmamız gerekmez mi?” diye sormak istedim. Sonuç olarak, Babalar ve Oğullar hem düşündüren hem de insanı içine çeken bir klasik. Dönemin atmosferini, nihilizmi ve kuşak çatışmalarını anlamak isteyenlere önerir, keyifli okumalar dilerim.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Doğan Kitap · 201955,8bin okunma