Uyanış yılın ilk kitabı olarak büyük ölçüde tesadüf eseri geçti elime. Kate Chopin, okuduğum yazarlardan da okumayı düşündüklerimden değildi. Uyanış’a yönelik okumam için büyük bir istek uyandıracak herhangi bir yorumla ya da atıfla da karşılaşmadım. Ancak tüm bunlara rağmen şu an kitabın ana kahramanı olan Edna Pontellier ile yollarımız bir şekilde çakıştığı için oldukça memnunum. Memnun olmak epey resmi kaçmış bile olabilir hissettiklerim karşısında. Genelde S. Zweig’ın özellikle biyografi türündeki eserlerinde hissettiğim daha sonra L. A. Salome’un öykülerinde yakaladığım o coşkuyu tekrar hissettim desem daha doğru olacak. Edna’nın uyanışını, huzursuzluklarını, ilk adımlarını genç bir kadın olarak ben de soluğumu tutarak okudum. Onun kanatlanıp uçabilmesi, özgür olup nihayetinde kendisi olabilmesi için kanatlarının güçlenmesini sabırla bekledim. Ve elbette sürekli kendime döndüm. Belki de bu yüzden okuduktan sonra hissettiğim duygular bu kadar yoğun bir şekilde geçti bana. Içinde yaşadığı sorgulamalar ve dışarıda gösterdiği uyum arasında ikili bir yaşama sıkışmış bu kadının ilk kez piyano dinlemese bile sonunda dinlemeye hazır oluşunu, kendi evinde kendine ait bir dünya inşa edişini ve kendisini, özünü asla feda etmeyişini büyük bir hayranlıkla takip ettim. Sizlerin de kendinizden bir şeyler bulacağınıza eminim.
UyanışKate Chopin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,438 okunma
Denizin hiç kesilmeyen sesi akıl çeler; fısıldayarak, gürleyerek, mırıldanarak bir başınalığın uçurumlarında büyülü bir gezintiye, derin düşüncelerin labirentinde kaybolmaya çağırır ruhu