Dickens böylesine açık seçik işler yapmayacak kadar kurnazdır. Bir karakterin içinden geçenleri, onun psikolojisini alıp dışa vurmuş, gayet iyi anımsayacağımız bir ortamla ve simgelerle anlatmıştır.
Belki çoğumuz fiziksel olarak sakat değildir; ama Dickens tavırlarımız, korkularımız, takılıp kaldığımız yararsız alışkanlıklarımız nedeniyle hepimizin bir biçimde ruhsal olarak sakatlanmış olduğumuzun farkındaydı.
Tam bir Rönesans romanı... Kitabın sonunda nerelere kurgusal katkılarda bulunduğundan bahsediyor yazar. Davut heykelinin ve Mona Lisa tablosunun estetikten ötesindeki anlamını, sanatçıların hırslarını hissediyorsunuz. Yolunuz Floransaya düşecekse öncesinde muhakkak okuyup bitirmenizi tavsiye ederim.
Macchiaevelli "Düşmanınızı övmekten asla korkmamalısınız." diye bağırdı. O an, gözlerinin içinde eski tutkulu ifade belirdi. "Onları övmezseniz, onları nasıl anlayacaksınız? Ve onları anlayamazsanız, onları nasıl yenebilirsiniz? Her zaman zayıf yönlerini, daha da önemlisi güçlü yönlerini öğrenin. Herkes insanın zayıf olduğu yere saldırabilir, ancak gerçek bir usta düşmanının güçlü yanlarını ona karşı kullanır," dedi.