Zeynep Duran

Zeynep Duran
Ne siyah Ne beyaz
“O, tertemiz görünümlü ve latif birisiydi; yüzü aydınlıktı. Vücut yapısı güzeldi. Güler yüzlüydü. Ne şişman ne de zayıftı. Çok uzun boylu ve siyah değildi, beyaz tenliydi. Güzel ve ahenkli bir görünüme sahipti. Ağırbaşlıydı. Gözlerinin siyahı ve beyazı belirgindi. Kirpikleri uzundu. Tok sesliydi. Gözleri iri ve sürmeliydi. Kaşları ince ve uzundu, bitişikti. Saçları simsiyahtı. Uzun boyunluydu. Gür sakallıydı. Sustuğunda vakur duruyordu. Konuştuğunda ise doğruluyordu, böylece bir asalet ortaya çıkardı. Tane tane konuşurdu. Konuşması o kadar tatlıydı ki kelimeler ağzından inciler gibi dökülüyordu. Konuşması net ve açıktı, ne uzatır ne de kısa keserdi. Uzaktan bakıldığında insanların en güzeli ve en sevimlisiydi; yakından bakıldığında da tatlı ve hoş bir görünümü vardı. Orta boyluydu; göze batacak ve rahatsız edecek kadar uzun ve kısa değildi. Öyle ki iki dalın arasındaki bir dal gibiydi. Orada bulunan üç kişi arasında en aydın yüzlü ve en kadri yüksek olanıydı. Etrafında pervane gibi dönen dostları vardı. O bir şey dediğinde kendisini dinli- yorlar, bir şey emrettiğinde derhâl yerine getiriyorlardı. (Belli ki) İnsanların etrafını kuşattığı ve hizmet ettikleri biriydi. Onun yaptıkları da söyledikleri de boş ve anlamsız değildi.”
Hz.Muhammed(SAS)
Reklam
Kalpleri olduğu halde anlamayan, gözleri olduğu halde görmeyen, kulakları olduğu halde işitmeyen görünürde sağlıklı nice bahtsız insanın aksine karanlık dünyasını imanın nuruyla aydınlatan âmâ sahabi İbn Ümmü Mektûm, Rabbinin rızasına giden yolda engelleri aşarak sonunda arzu ettiği mertebeye ulaştı.
Hayatımızı, okuyarak anlamlandırmalıyız. Çocuklarımızın önünde, karşısında okuyan, araştıran, değerli şeyleri konuşan, güzelliklere olan sevgimizi onların karşısında ızhâr eden anne babalar olmalıyız ki, onlara da oku deme yüzümüz, hakkımız ve cesâretimiz olsun.
Sadece günlük rutin meşgûliyetlerle, televizyon karşısında vakit öldürerek, sosyal medya ortamlarında bir ömrü hebâ ve heder edecek kadar derinlikli gereksiz meşguliyetlerle, ne dünyamıza, ne âhiretimize fayda vermeyecek lüzumsuz bilgilere, görsellere ayırdığımız zaman dolayısıyla mutlaka hesaba çekileceğiz!...
Cenâb-ı Zülcelâl’in muazzam ve muhteşem bir varlık olarak yarattığı insana verdiği akıl nimetini tüm fonksiyonlarıyla kullanmaya çalışmak ve dünyada kalıcı eserler, iyilik örnekleri, izzetli ve şerefli davranışlar, nesillere ve çağlara hâtırâlar bırakabilmek için illâ okumak...